Çok Kültürlü Televizyon

Milli hava savunma sistemi geliyor

786.756.468

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK SAGE Yerleşkesi’nde düzenlenen Milli Teknoloji Geliştirme Altyapıları Açılış Töreni’nde katılımcılara hitap etti.

Erdoğan, birbirinden önemli milli teknoloji geliştirme altyapılarının açılışı, savunma sanayi projelerinin teslimi ve testleri dolayısıyla bir araya geldiklerini anımsattı.

Milli teknoloji geliştirme altyapılarının, optik sistemler araştırma laboratuvarının ve Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilen yeni nesil mühimmatların Türkiye için hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, bu projelerin Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti. 

Erdoğan, Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay teknolojilerinin her alanında söz sahibi bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak, özellikle yüksek çözünürlüklü gözlem, haberleşme uyduları ve alt sistemleri, uydu fırlatma sistemleri, uydu veri işleme, depolama ve bilgi destek sistemleri konusunda önemli neticeler alındığını belirtti.  

Hizmete alınan uydunun ardından daha gelişmiş uydular tasarlamak, üretmek ve uzaya göndermek zorunluluğu bulunduğunu her zaman ifade ettiğini hatırlatan Erdoğan, “Bu çerçevede ortaya koyduğumuz hedeflerimizden biri de uydu kameralarının, büyük çaplı aynaların ülkemizde üretilmesiydi. Açılışını yaptığımız Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı kısa adıyla OPMER işte bu amaçla TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü bünyesinde kurulmuştur.” diye konuştu.

“Ödenen yüksek tutarların yurt içerisinde kalmasını sağlıyoruz”

İMECE Uydu Projesi’nde kullanılan kameranın tasarım, entegrasyon ve testlerinin TÜBİTAK tarafından yapıldığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu kamerada kullanılan ayna, mercek, prizma ve filtre gibi hassas optik bileşenler yurt dışından tedarik ediliyordu. Kritik teknoloji olarak kabul edilen bu parçaların hem maliyetleri yüksekti hem de ihraç kısıtlamasına tabiydi. OPMER Projesi sayesinde hassas teknolojiye sahip optik bileşenleri milli kabiliyetlerimiz ile geliştirilme imkanına kavuşturduk.

Bu sayede kritik tasarımların bilgi birikiminin ve ödenen yüksek tutarların yurt içerisinde kalmasını sağlıyoruz. Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı’nın faaliyetleri sadece optik bileşen üretimiyle sınırlı değildir aynı şekilde ürünlerin tasarım ölçüm, entegrasyon ve test faaliyetlerini de bu tesiste yürüteceğiz.”

“Dünyadaki sayılı laboratuvarlardan”

OPMER altyapısının toplam 16 laboratuvardan oluştuğunu dile getiren Erdoğan, tesiste uydu kameralarının yanında yurt dışından tedariğinde zorluk yaşanan hassas optikler ve teleskoplarda kullanılan büyük çaplı aynaların da üretileceğini ifade etti.

Türkiye’de bu alanda kurulan ilk merkez olan OPMER’in dünya genelinde konuyla ilgili Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştirilen sayılı laboratuvarlardan olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu önemli kazanımın ülkeye hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son yıllarda Türkiye’ye karşı yoğunlaşan saldırıların arkasındaki sebeplerden birinin de uyguladığımız bağımsız politikalara duyulan tepki olduğunu biliyoruz. Yine biliyoruz ki siyasette ne kadar bağımsız olursak olalım iş dönüp dolaşıp savunma sanayimizin gücüne dayanıyor. Hamdolsun bu noktada da ciddi mesafeler kat ettik.

Savunma sanayinde yüzde 20’lerde olan yerlilik, millilik oranını bugün yüzde 65’lere çıkardık. İşte bu başarının arkasında açılışını yaptığımız tesis gibi ileri teknolojiyle donatılmış altyapılar, verilen emekler, sergilenen maharetler vardır. Yaşadığımız dönemin tarihe altın harflerle kazınacağına inanıyorum. Ancak ulaştığımız seviyeyle yetinemeyiz.

Bağımsız ve güçlü Türkiye hedefine savunma sanayimizde başlattığımız milli hamleleri kesintisiz şekilde sürdürerek varabiliriz ve varacağız. İşte bu anlayışla savunma sanayinde yüzde 65 olan yerlilik, millilik oranını daha da yukarılara taşıyacağız.”

 

 

Savunma sanayinde rekabet gücü ve katma değeri yüksek teknoloji üretmeye yönelik araştırma geliştirme faaliyetlerine büyük önem verdiklerine dikkati çeken Erdoğan, TÜBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsünün, geliştirdiği yüksek teknolojiye dayalı silah sistemleriyle savunma sanayine önemli katkılar verdiğini söyledi.

“HABRAS ile savunma sanayimiz önemli bir altyapıya kavuşuyor”

Erdoğan, bugün açılışı yapılan Harp Başlığı Raylı Sistem Dinamik Test Altyapısı HABRAS’ın da bu katkılardan biri olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Artık milli olarak geliştirilen silah sistemlerinin etkinlik testleri, seri üretilen mühimmatların kafile kabul testleri, yurt dışından satın alınan silah sistemlerinin testleri bu kuruluşumuz tarafından yapılacaktır. HABRAS’ın işletmeye alınmasıyla savunma sanayimiz Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin gibi sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu önemli bir yeteneğe ve altyapıya kavuşmuş oluyor.

Milli imkanlarla ve emsallerine göre çok kısa bir zaman içerisinde tamamlanan HABRAS’la Türkiye kendi testlerini yapmanın yanı sıra yurt dışına da bu hizmeti verebilir bir ülke haline geliyor. Bu kritik sistemin ülkemize ve savunma sanayimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Canlı yayınla Karapınar’a bağlandı

Erdoğan, Harp Başlığı Raylı Sistem Dinamik Test altyapısı Habras’ın test faaliyeti için canlı yayınla Konya Karapınar’a bağlandı.

Bir metre duvar kalınlığındaki sığınağın imha edilmesini içeren ve 7 saniye süren testin geri sayımını yapan Erdoğan, testin başarılı geçmesinin ardından tebriklerini iletti.

 

Pulat Aktif Koruma Sistemi

“Savunma sanayi sektörümüz bugün binden fazla şirket yanında KOBİ’lerin, araştırma kuruluşlarının ve üniversitelerinin katılımıyla milli bir yapıya dönüşmüş durumdadır.” diyen Erdoğan, bu milli yapı ve birlikteliğin ortaya çıkardığı ürünlerden birisinin de “Pulat Aktif Koruma Sistemi” olduğunu dile getirdi.

Sisteme ilişkin bilgi veren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Pulat, entegre edildiği tankı statik karşı koyma tekniği ile sahada maruz kalacağı tehditlere karşı koruyan TÜBİTAK SAGE ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen bir sistemdir. Kalifikasyon ve entegrasyon çalışmaları devam eden Pulat’la TÜBİTAK SAGE’nin geliştirdiği harp başlığı ve ateşleme biriminden oluşan tahrip sistemi çok kritik bir teknolojidir.

Bu sistem, tehdidin tanka ulaşmadan, havada etkisiz hale getirilmesini sağlayacak şekilde geliştirilmiştir. Bu teknolojiyle Silahlı Kuvvetlerimizin en önemli muharip gücü olan tank birliklerimiz gerçekten hayati bir teknolojiye kavuşmuş oluyor. Ülkemize ve ordumuza hayırlı olmasını diliyorum.”

Erdoğan, daha sonra canlı yayın üzerinden Ankara TÜBİTAK SAGE Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen “Pulat Tahrip Sistemi Etkinlik Testi”ni başlattı.

Testin başarıyla sonuçlanmasının ardından Erdoğan, “Hayırlı olsun” temennisinde bulundu.

 

Işın Projesi

Erdoğan, savunma sanayi ve yerli teknoloji çalışmalarından bir başka özgün ürününün de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen “Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi”, kısa adıyla “Işın Projesi” olduğunu aktararak, proje kapsamında yerli imkanlarla üretilen lazer ve lazer sistemlerinin yüksek isabet oranıyla hedefler üzerinde üstün başarı sağladığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Elektrik enerjisiyle mühimmatsız çalışan, atım maliyeti düşük, lazer silahlarımız kendi mühendislerimiz tarafından tasarlandı, üretildi ve test aşamasına getirildi. İlk prototipte yurt dışından tedarik edilen lazerler, proje kapsamında millileştirildi.

Ülkemiz, savunma uygulamalarına uygun kilovat üzeri lazer yapan ülkeler arasına girdi. İlk denemelerde yüksek başarı sağlayan sistem önümüzdeki dönemde hava araçlarında ve gemilerde kullanılabilir hale gelecek.”

Daha sonra Erdoğan, Kırıkkale’ye canlı yayınla bağlanarak, Işın Projesi Lazer Silah Sistemi testini başlattı.

Testin geri sayımının ardından, 1,5 kilometre mesafe ve 3 milimetre kalınlığındaki çelik mühimmata benzer silindir hedef imha edildi.

Erdoğan, testin başarılı geçmesi üzerine tebriklerini iletti.

Elektronik Manyetik Fırlatma Sistemi: Sapan

Günümüzde güvenlik kavramının anlamının büyük ölçüde değiştiğine işaret eden Erdoğan, “Artık fiziki güvenliğin, siber güvenlikle, dijital sanayiyle, yerli yazılımla, yapay zekayla tahkim edilmesi gerekiyor, şart. Nano teknoloji, malzeme havacılık, uzay ve savunma alanlarında ihtiyaç duyduğumuz, teknolojik derinliğimiz her geçen gün artıyor. Bundan dolayı da kendimize olan güvenimiz uluslararası savunmayla ilgili camiada da artıyor.” ifadelerini kullandı.

Bu ürünlerden biri olan Elektronik Manyetik Fırlatma Sistemi, kısa adıyla “Sapan”ı bugün hayata geçirdiklerini belirten Erdoğan, “Bu bir taaruz sistemidir. Şimdi bunu izliyoruz. Maliyetleri oldukça yüksek kimyasal yakıtlar ile ulaşılması riskli olan, sesin 6 katı ve üstü, yani hipersonik hızlara Sapan ile birlikte erişebileceğiz. Hipersonik hızlarda hareket eden bir mühimmatın hem takip edilmesi hem de imha edilmesi çok zor. Bu yüzden bu tür mühimmatlar, kritik hedeflerin imhasında kritik öneme sahip.” diye konuştu.

Sapan’a benzer sistemlerin tasarımı ve güvenli çalışması için tüm dünyada çalışmaların devam ettiğini kaydeden Erdoğan, “Biz bu kritik teknolojiyi ülkemizde üretmeyi başladık. Proje kapsamında bir kilogramlık mühimmatı saniyede 2 bin metreden başlayan hızlarla fırlatmayı hedefliyoruz.” dedi.

“Kendi ürünlerimizle çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdik”

Savunma sanayisinde geliştirilen yerli teknolojilerle son dönemdeki terör operasyonlarında son derece önemli vazifeler icra ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gerek sınırlarımız içinde gerekse sınırlarımız dışındaki operasyonlarda yerli savunma sanayi araçlarımızı etkin bir şekilde kullanıyoruz. Zeytin Dalı Operasyonu bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Hamdolsun kimseye muhtaç olmadan, kendi ürünlerimizle çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Bugün de başarılı operasyonlara imza atan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin teknik imkan ve kabiliyetlerini daha da artırmakta kararlıyız.”

“Hassas Güdüm Kiti 82 Hava Kuvvetleri’nin envanterine girdi”

Geliştirilen bazı mühimmatların Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) tesliminin bugün gerçekleştirileceğini belirten Erdoğan, TÜBİTAK-SAGE tarafından genel maksat bombalarına güdüm yeteneği kazandırmak üzere tasarlanan Hassas Güdüm Kiti 82’nin Hava Kuvvetleri Komutanlığının envanterine girdiğini ifade etti.

Standart bombaları akıllı bomba haline getiren, F4 ve F16 platformlarına sertifikasyonu tamamlanan, her hava durumunda kullanılabilen bu kitle Hava Kuvvetleri’nin operasyon kabiliyetinin daha da ileriye taşındığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“İlk parti teslimatları tamamlanmış olan ve üretim faaliyetleri devam eden Hassas Güdüm Kiti’nin alt sistemleri ve parçaları, çeşitli savunma sanayi kuruluşlarımız tarafından yurt içinde üretilmektedir. Yakın gelecekte çoklu atım adaptörü ile birlikte kullanılacak bu sistem, böylece daha az uçakla daha fazla hedefin etkisiz hale getirilmesini sağlayacaktır.

Yine TÜBİTAK tarafından geliştirilen Kanatlı Güdüm Kiti, Nüfuz Edici Bomba ve Satha Atılan Orta Menzilli Mühimmatları (SOM) da Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine kazandırdık.”

Milli hava savunma sisteminin adı “Siper”

Erdoğan, uzun menzilli bölgesel hava füze savunma sistemine olan ihtiyacın farklı vesilelerle gündeme geldiğini belirterek, bu sistemin Türkiye’nin güvenliği için önemine vurgu yaptı.

Türkiye’yi zamanla bu alanda farklı bir lige çıkaracak projenin ilk adımının bugün atıldığını kaydeden Erdoğan, “Milli uzun menzilli bölgesel hava füze savunma sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmalar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın öncülüğünde TÜBİTAK-SAGE, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından başlatıldı. İlk teslimatların 2021 yılı sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bugün ayrıca tarihi önemdeki bu projemizin ismini ilan ediyoruz. ‘Siper’ adıyla başlattığımız milli uzun menzilli bölgesel hava füze savunma sisteminin hayırlı olmasını diliyorum. Tabii bir savunma sistemi olduğu için adını da ‘Siper’ koyduk.” ifadelerini kullandı.

 

“Tüm alanlarda yerli teknolojimizi geliştirmemiz gerekiyor”

İlgili tüm kurumlardan, projenin zamanında teslimatı konusunda en üst seviyede gayret beklediğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Günümüz dünyasında bağımsızlığı sağlam temeller üzerine oturtmamız için tüm alanlarda yerli teknolojimizi geliştirmemiz gerekiyor. Yerli, milli… Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi her alanda kendi kendine yeten, teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden ülke konumuna ulaşmaktan başka çıkar yolumuz yoktur.

İşte bunun için ‘Milli teknoloji hamlesi’ diyoruz. Ekonomide ve dünya siyasetinde bugünkünden daha güçlü noktalara ulaşabilmemiz, milli teknolojide yapacağımız hamlelerle mümkündür. Bizi kapılarında çok beklettiler. Öyle beklettiler ki ‘bugün git yarın gel’…

Sonunda ‘Kongreden izin çıkmadı’ dediler. Ama sağ olsunlar bizi de şu anda mal sahibi yaptılar. Onlar sayesinde İHA’ları da SİHA’larımızı da ürettik, şimdi daha ileri gidiyoruz. İnşallah onu da 2019’un ortasına doğru üreteceğiz. İsmini açıklamayayım şimdi.”

“Bilim insanlarımızın yurda dönüşünü teşvik ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayide gerçekleşmesi gereken çalışmalarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na çok büyük iş düştüğünü belirterek, “Genç bir ekip ve bu genç ekip inşallah buna sahip olacak ve sahip olmak suretiyle de bu üretimleri her geçen gün artırarak devam edeceğiz.” dedi.

TÜBİTAK’ın yürüttüğü destek programları ve geliştirdiği teknolojik projelerin de bu bakımdan hayati önem taşıdığını bildiren Erdoğan, bugün icra edilen çalışmalarda olduğu gibi savunma ve uzay teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayarak, Türkiye’nin küresel ölçekteki rekabet gücünü artırmayı amaçladıklarını vurguladı.

Tüm bu yapılanlarda özellikle bilim insanlarının, araştırmacıların, savunma sanayi sektörünün isimsiz kahramanlarının imzası olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu yüzden değerlerimize sıkı sahip çıkmalı, ülkemize hizmet etmeleri için onlara uygun iklimi oluşturmalıyız. Bunun için, ülkemiz açısından stratejik değer taşıyan projelere katkı sağlamak için bilim insanlarımızın, uzmanlarımızın yurda dönüşünü çeşitli programlarla teşvik ediyoruz.

Aynı şekilde savunma sanayi alanında faaliyet gösteren küçük ve orta düzeydeki firmalarımızın, heyecanla işlerine sarılan müteşebbislerimizin, mühendislerimizin teşvikini de önemli görüyoruz. Bazı kurumlarımızın bu tür faaliyetlere hala yeteri kadar destek vermediğine dair haberler alıyor olmaktan da doğrusu üzgünüz.

Bir projede şayet kendi özel sektör kuruluşlarımızın çalışmaları varsa mutlaka onlar tercih edilmeli, desteklenmelidir. Eğer mevcut çalışma yetersiz bulunuyorsa geliştirilmesi, ileriye götürülmesi için gereken imkanlar tanınmalıdır. Milli güvenliğimiz bakımından kritik ve acil konularda ısrarla ve yabancı menşeli ürün talep eden kurumlarımızı, bürokratlarımızı yakından takip edeceğimin de bilinmesini istiyorum.”

“Hayata geçirilen projelerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum”

Erdoğan, çalışmalardan duyduğu heyecanı ifade ederek, “Bu heyecanı her alandaki icraatlarla, icatlarla tekrarlamak bizim heyecanımızı çok daha artıracak. Sabırsızlıkla onu da bekliyoruz. Silahlı Kuvvetlerimize teslimi yapılan mühimmatların, açılan tesislerin, hayata geçirilen projelerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu projelerde görev alan, emek veren, katkısı olan başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız olmak üzere, tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı, firmalarımızı tebrik ediyorum.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Yorum Yapin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.