Çok Kültürlü Televizyon

Kriz yaşanan yılda bile ticaret hacmimiz büyüdü

87.546.767

GİRAY DUDA

Hollanda, Avrupa’nın ortasında, diğer ülkelere olan yakınlığı, güçlü ulaşım ve lojistik altyapısı, inovatif ileri teknoloji ürünlerinin yanı sıra tarımın bazı alanlarındaki üstün başarıları ile dikkat çeken bir ülke. Girişimcilerinin Türkiye’de kayda değer yatırımları olan bu ülke ile yaşanan diplomatik krizden sonraki ekonomik ilişkileri, Hollanda-Türkiye Ticaret Odası Başkanı Ethem Emre ile konuştuk.

– Sayın Emre, Türkiye-Hollanda ilişkileri Büyükelçilerin geri çağrılmasına varacak kadar bir büyük kriz yaşamıştı. Neden bu noktaya gelmişti iki ülke arasındaki ilişkiler?

– Zaman zaman politikacılar, bilhassa seçim dönemlerinde, seçmen oylarını konsolide etmek amacıyla, bu tür suni gerginliklere vesile olabiliyorlar. Ancak biz, politik değil tamamen iki ülke arasında “ticari ve ekonomik işbirliği”nin geliştirilmesini hedefleyen bir sivil kuruluşuz. Bundan dolayı, söz konusu süreçte de kurumumuz misyon ve çalışmalarında herhangi bir değişiklik olmadı.

GİDEREK DÜZELİYOR

– Eylül ayında, her iki ülke, yeniden büyükelçilerini karşılıklı olarak göndererek normalleşme adımı attılar. Şu andaki durum nedir?

– Şu an doğal olarak ilişkiler daha olumlu biçimde gelişiyor ve gelecekte daha da olumlu olacağını umuyoruz.

ÇÖZÜM ORTAĞI-ÇÖZÜM SAĞLAYICIYIZ

– Kriz boyunca herhalde sizin gibi iki ülke temsilcilerini de kapsayan iş insanlarına, şirket ve dernek yöneticilerine çok iş düşmüştür. Ne gibi çalışmalarda bulundunuz?

– Biz birinci sorunuzda da arz ettiğim gibi, siyasi nitelikli bir kuruluş olmadığımızdan, standart çalışmalarımıza aynen devam ettik. Yani Hollanda ile ticaret yapmak isteyen Türk kuruluşlarına ve Türkiye ile ticaret yapmak isteyen Hollandalı kuruluşlara bir “çözüm ortağı-çözüm sağlayıcı” olarak hizmet verme çalışmalarımıza devam ettik.

YABANCI YATIRIMDA BİRİNCİ

– Kriz döneminde, ticaret, ihracat, ithalat ve yatırımlar açısından bir azalma, gerileme yaşandı mı?

– Hollanda ile Türkiye arasındaki ilişkiler tarihsel köklere dayandığından, nispeten ivmesel anlamda bir yavaşlama olsa da, umulan düzeyde olumsuz bir etkilenme olduğu söylenemez. Örneğin TÜİK verilerine göre gerilimin ortaya çıktığı 2017 yılında Türkiye’nin Hollanda’ya ihracatı 2016 yılına oranla yüzde 7.66, Türkiye’nin Hollanda’dan ithalatı ise yaklaşık yüzde 24.9 oranında bir artış gösterdi.

Yurtdışından gelen yabancı yatırım stoku bakımından Hollanda, Türkiye’ye en çok doğrudan yatırım yapan ülke. (24 milyar dolar yabancı yatırım stoku ve pay olarak yüzde 16.1 civarında) İlk etapta Mayıs 2017 döneminde FDI’da aylık bazda bir eksiye dönüş olsa da daha sonra bu yeniden bir toparlanma sürecine girdi.

ORTAK DEĞERLERİMİZ VAR

– Hollanda ve Türkiye’nin diplomatik, politik ve ticari münasebetleri yüzyıllar öncesine dayanıyor. Bu uzun dönem her iki ülkede de geleceğe dönük kalıcı, kurumsal bağlantı ve değerler bırakmıştır değil mi?

– Elbette, tartışmasız evet.

İHRACATTA 9. SIRADA

– İki ülkenin ticaret hacmi geçen her yıl azımsanmayacak oranda artıyor. Şu andaki ihracat ve ithalat miktarları ne kadar? 10 milyar dolarlık toplam ticaret hacmine ulaşmak ne kadarlık bir zaman için gerçekçi gözüküyor?

– Yıllık bazda TÜİK rakamları ile konuşacak olursak, 2018 yılı daha henüz tamamlanmadığı için 2017 yıl sonu rakamlarını belirterek konuşmak daha doğru olacak. 2017 yılı sonu itibarıyla TÜİK verilerine göre Türkiye’nin Hollanda’ya ihracatı 3 milyar 865 milyon dolar olup, Hollanda, Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında 9. sırada yer alıyor. Yine 2017 yıl sonu itibariyle TÜİK verilerine göre Türkiye’nin Hollanda’dan ithalatı ise 3 milyar 748 milyon dolar olup, Hollanda Türkiye’nin en çok ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında 15. sırada yer almaktadır.

Türkiye’ye yabancı yatırım yapan ilk dört ülkenin yıllara göre dağılımı aşağıdaki tabloda yer alıyor.

  ÜLKELER

2010

2011

2012

2013

2014

2015

2016

2017

2018/

Mart

TOPLAM

1

Hollanda

486

1,424

1,381

918

2,022

1,184

1,024

1,768

216

24,068

2

ABD

323

1,401

439

326

334

1,619

338

171

88

11,405

3

Avusturya

1,584

2,419

1,519

667

31

80

345

326

315

10,379

4

İngiltere

245

906

2,044

300

1,051

585

974

324

35

9,921

Yıllara göre doğrudan yabancı yatırım miktarları (Kaynak : TCMB)

Son dönemde yaşanan gerilimin doğrudan yatırımlara olan etkisi ile ilgili olarak ise yine daha önce belirttiğim gibi Mayıs 2017’de aylık doğrudan yabancı yatırım miktarının kısmen bir eksiye dönmesi söz konusu olmuşsa da daha sonra toparlanma oldu. Bu da tablodaki yıllık bazda doğrudan yabancı yatırım miktarından açıkça görülüyor.

DÜNYA YATIRIMCILARI HOLLANDA’YA GİDİYOR

– Türkiye’den gidecek girişimcilerin yatırımlarında bir duraklama, gerileme var mı? Eski istekle devam edecekler mi? Hollanda’ya yatırım yapmak Türkiye’deki girişimciler için kolay ve kazançlı mıdır? Bürokratik adımlar kolayca aşılmakta mıdır?

– Bu sorularınızı, Kasım 2017 itibarıyla T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu yurtdışı yatırımlar raporunu baz alarak yanıtlamak doğru olacak. 2016 yıl sonu verileri esas alınarak hazırlanan rapordaki şu saptamalar enteresan:

– 2016 yılında yurtdışından doğrudan yabancı yatırım çeken ilk beş ülke olarak ABD, İngiltere, Çin, Hong Kong ve Hollanda sıralanmıştır. Bu da göstermektedir ki, Hollanda sadece Türk yatırımcısının değil, dünya geneli için de yatırım açısından cazip bir ülke.

– Yine söz konusu raporda değinilen şu bilgiler dikkat çekici:

“Ülkemiz yatırımcı firmalarının yatırımlarının sermaye pozisyonuna bakıldığında Hollanda, Lüksemburg, Jersey ve Malta’nın ilk dört sırada yer aldığı görülüyor. Söz konusu ülkelerin yatırımcı firmalarımız tarafından çok tercih edilmesinde, anılan ülkelerde yabancı yatırımlar için önemli vergi avantajlarının sağlanması, risk yönetimi açısından yatırımcılara cazip bir finansman kaynağı seçeneği sunan özel amaçlı işletmelerin bu ülkelerde yaygın olması ve yatırımcı firmalarımızın anılan özel amaçlı işletmelerin avantajlarından (Special Purpose Vehicle – SPV) yararlanmak suretiyle yatırımlarını bu ülkeler üzerinden üçüncü ülkelere yönlendirmeleri etkili oluyor.

Bahse konu ülkelerdeki yatırımlarımıza ilişkin toplam sermaye pozisyonu 17 milyar $ civarında olup, bu yatırımlarımızın tüm dünyadaki yatırımlarımız içindeki payı yaklaşık yüzde 57’dir. Anılan ülkelerde Türk yatırımlarının yoğunlaşmasında özel amaçlı işletmelerin finans ve sigorta sektörü olduğu görülüyor.”

FİNANS, SİGORTACILIK VE BİLİŞİME YATIRIM

Gerçekten de Türk yatırımcıların Hollanda’da doğrudan yatırım olarak ağırlık verdikleri sektörler, finans ve sigortacılık ile bilişim sektörü olarak öne çıkıyor. Bilişim sektörü açısından da şu tespitler yapılıyor:

“Türk firmaları tarafından yurtdışında en çok yatırım yapılan ikinci sektör ise bilgi ve iletişimdir. Yurtdışı yatırım anketi verilerine göre, bu alanda yapılan yatırımlara ilişkin toplam sermaye pozisyonu 2,3 milyar $ olup, üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirilen yatırımlar da dikkate alındığında bu rakamın 2,5 milyar dolara ulaştığı görülüyor. Hollanda, Azerbaycan, Almanya ve Beyaz Rusya bu alanda en çok yatırımın yapıldığı ilk dört ülke olarak karşımıza çıkıyor.”

Aşağıdaki tablo, Hollanda’nın Türk yatırımcı açısından önemini daha net ortaya koyuyor:

Yatırım Ülkesi Yatırım Sayısı Türk Çalışan Yabancı Çalışan Toplam İstihdam
Hollanda 193 410 424 834
ABD 171 245 1429 1674
Almanya 164 976 2925 3901

Yurtdışına Yapılan Doğrudan Yatırımların Ülke Dağılımına göre ilk 3 ülke

DOKUZ SEKTÖR ÖNEMLİ

Hollanda güçlü lojistik network, sağlam hukuki ve finansal altyapısı ile yatırımcılarımız için oldukça cazip bir ülke.

Ülke yönetiminin politik olarak desteklediği ve önem verdiği dokuz üst ana sektör söz konusu:

1- Ziraat ve Gıda (Agrofood)

2- Bahçe Bitkileri

3- Yüksek Teknoloji Endüstrileri

4- Yaratıcı Endüstriler

5- Lojistik

6- Enerji (bilhassa yenilenebilir)

7- Yaşam Bilimleri Ve Sağlık
8- Kimya

9- Denizcilik / Su yönetimi

Türk müteşebbis ve sanayicileri sadece bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla, Hollanda’nın Avrupa’nın giriş kapısı olduğu gerçeğini de göz ardı etmeyerek, çok çeşitli sektörlerde ve endüstri dallarında yatırımlarda/girişimlerde bulunabilirler.

HER YATIRIMCIYA ÖZEL ÇÖZÜMLER ARIYORUZ

– Ticaret Odası olarak siz Hollanda’ya yatırım yapmayı düşünenlere ne tür yardımlarda bulunuyorsunuz?

– Hollanda ve Türkiye Ticaret Odası olarak, her iki ülkede de networkümüzde bulunan uzman “işbirliği kuruluşları” ve “çözüm ortakları” kanalıyla, Türk ve Hollandalı işadamlarının, kurumsal hedefleri doğrultusunda işlerini geliştirmeleri ve dış pazarlara açılabilmeleri hususunda, tavsiye ve önerilerde bulunmaktan, detaylı sektörel pazar araştırması yapmaya; Sektörel B2B matchmaking toplantıları organize ettirmekten, risk analizi ve fizibilite analizleri hazırlamaya; kurumların oluşturabilecekleri her türlü işbirliği imkanlarını (distribütörlükten kontratlı üretime, lisanslı imalattan joint venture’a kadar her tipte) yaratmakta ve ilgili her tür konularda onlara rehberlik ederek hizmet veriyoruz.

Her kuruma ve kuruluşa basmakalıp tekdüze çözümler önermekten ziyade, başvuruda bulunan kuruluşlarla mümkünse yüz yüze görüşerek her birinin kurumsal hedeflerini ve kısıtlarını da göz önüne alarak özgün gereksinimlerini (sorunlarını) belirliyoruz ve adım adım modüler bir şekilde bunlara uygun çözümler üreterek, uygulamaları gerçekleştiriyoruz. Kısacası kurumların uluslararası alanda büyümelerine ve hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyoruz.

TEŞVİKLER KONUSUNDA YARDIMCIYIZ

Türk girişimciler için hemen yararlanılabilecek önemli yatırım teşvikleri var mıdır?

– Hollanda hükümeti başta yukarda belirttiğim 9 üst ana sektör olmak üzere çeşitli iş kollarında teşvik programları sunuyor. Hollanda’da iş kuran yabancı şirketler de doğal olarak bu teşvik programlarına başvurabiliyor. Ancak bu konuda spesifik bir uzmanlık alanı olup, HTTO olarak yine ilgili “çözüm ortaklarımız” kanalıyla, gerektiğinde uzman danışmanlık hizmetleri sunabilmekteyiz.

YOĞUN BİLGİ AKTARIMI YAPIYORUZ

– Türk girişimcilere fırsat olarak değerlendirilebilecek ne tür yatırımlar önerirsiniz?

– Hollanda hemen hemen her tür girişimciye açık, tam bir serbest rekabet ülkesi. Ekonomik yaşamda her tür sektörün ve kurumun güçlü ve zayıf yanları, kendine özgün amaçları ve kısıtları olabilir. Yani biz hazır reçeteler sunmak yerine önce ihtiyaç ve gereksinimleri belirleyip, sonra öneride bulunuyoruz. Teşhis koymadan tedavi önermeyi doğru bulmuyoruz.

Ancak zaman zaman bünyemizde bulunan “Green & Black Consulting – International Business Intelligence & Cooperation Services”, “ESJ Financial Engineering” vb. kurumlar kanalıyla ülkemizde mevcut odalara, sanayi birliklerine, sektör kümelenmelerine Hollanda ekonomisi, teknolojisi, teknoloji transfer imkanları, işbirliği olanakları, uluslararası işbirliğinde dikkat edilmesi gereken hususlar, Hollanda ticari ve hukuki altyapısı vb.” konularda bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz. Böylece en azından katılanların kafasında bazı sorgulamaların oluşmasına, kendi gereksinimlerini gözden geçirme ihtiyacı hissetmelerine vesile oluyoruz.

Örneğin bu tür toplantıların bir tanesini 15 Ekim’de İstanbul Teknopark bünyesinde yer alan Hiser Denizcilik Kümesi üyesi firmalara gerçekleştirdik. Ayrıca, Ankara’da başkanvekilimiz Adnan Büyükbilgin, benzeri bir toplantıyı Ankara OSTİM Sanayi Sitesi küme koordinatörleri ile gerçekleştirecek. Benzer şekilde Kasımda ayında benim de katılacağım benzer bir toplantıyı ve sunumu İzmir Ticaret Odası’na gerçekleştireceğiz.

– Hollanda’dan Türkiye’ye yatırım yapmayı düşünenlere neler öneriyorsunuz?

– Öncelikle karşıdaki kurumun hedefini öğrenmek istiyoruz? Sadece Türk pazarına mı açılmak istiyor? Yoksa bir Türk firmayla iş ortaklığı oluşturup, Türkiye çevresindeki (malum ülkemiz iki kıtayı birleştiren bir köprü olması sebebiyle son derece stratejik ve sıçrama yapmaya müsait bir coğrafi lokasyona sahip) pazarlara da kaymayı düşünür mü? Bunun için yeterli bütçesi ve insan kaynağı var mı? Finansman ve teknoloji imkanları kısıtlı mı? Özetle teşhis koymadan tedavi önerilmesi doğru değil. Mevcut durumu ve imkanları görmeden, bilmeden ve analiz etmeden bir şey önermek ne kadar doğru? Bu nedenle önerilerimiz sektörden sektöre, firmadan firmaya değişiklikler göstermekte.

Yine bir önceki sorunuza verdiğim yanıtta olduğu gibi Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz bilgilendirme sunum ve toplantılarının bir benzerini de Hollanda’da, çeşitli Hollanda meslek kuruluşlarına ve kümelenmelerine yönelik olarak gerçekleştirmeyi programlarımıza almayı planlamaktayız.

Özetle, kurum olarak, her iki ülke arasındaki ticaret ve işbirliği imkanlarının geliştirilmesi konusunda, her iki ülkede de aktif çalışmalar yürütmeye çaba sarf etmekteyiz.

– Turizmdeki gelişmeler ne yönde? Hollandalı turistlerin Türkiye’ye olan ziyaretlerinde artış yaşanıyor mu? Geleceğe dönük olarak beklentiler neler?

– TÜRSAB verilerine göre maalesef ülkemize gelen Hollandalı turist sayısında bir düşme gözlemleniyor.

 

2015 yılı

2016 yılı

2017 yılı

Hollandalı turist sayısı

1,232,487

906,336

799,006

Milliyet Payı

% 3,40

% 3,57

% 2,47

Yıllar itibarıyla Hollandalı turistler (Kaynak: TÜRSAB)

Tablodan da görüleceği üzere sayısal bir düşüş yaşanıyor. Bu düşüş sadece Hollandalı turiste özgü bir sorun olmaktan ziyade sektör genelinde genel bir düşüşü de gösteriyor. Türk turizminin genel anlamda toparlanması doğrultusunda, Hollandalı turist sayısının da artacağı sonucuna varmak, yanlış bir çıkarım olmaz sonucundayım.

Yorum Yapin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.