MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Askeri birliklerde sıkı koronavirüs tedbirleri alınıyor

Vatani görevlerini yapmak üzere birliklerine teslim olan acemi erler, otogarlara gelişlerinden üniformalarını giydikleri ana kadar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında çok sayıda kontrolden geçiriliyor.

Koronavirüse karşı 3D yazıcılarla siperlik üretimi başladı
Şanlıurfa Teknokentteki bir firma ile Kahramanmaraş’taki Elbistan Bilim ve Sanat Merkezi, sağlık çalışanlarının koronavirüsle mücadelede korunmalarını sağlamak amacıyla yüz siperlikleri üretimine başladı.

Harran Üniversitesi (HRÜ) bünyesindeki teknokentte faaliyet gösteren firmanın ekip sözcüsü ve aynı zamanda üniversitenin Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Muhammed Filiz, yaptığı açıklamada, dünyayı etkisi altına alan koronavirüse karşı tedbirler kapsamında sağlık çalışanlarına destek olmaya karar verdiklerini söyledi.

Koronavirüse karşı 3D yazıcı desteğiyle yüz siperliği üretmeye başladıklarını belirten Filiz, şöyle konuştu: “Tasarım sürecinin ardından 3 boyutlu yazıcıyla üretim yapıyoruz. Her bir siperliği bir saat 26 dakikada üretebiliyoruz. Gelen talebe bu şekilde yanıt vermeye çalışıyoruz. Şanlıurfa için talep toplamaya başladık, 12 saatte 722 talebi geçtik. İlk başta 6 yazıcıyla başladık talep artınca operasyonu büyüttük. Şu an 14 yazıcıyla üretime geçtik.”

Teknoloji sayesinde siperlik üretiminde kalıp ve makineye ihtiyaç duyulmadığını vurgulayan Filiz, böylece ürünün hem maliyetinin düşürüldüğünü hem de hazırlanma sürecinin hızlandırıldığını dile getirdi.

Teknoloji sayesinde siperlik üretiminde kalıp ve makineye ihtiyaç duyulmadığını vurgulayan Filiz, böylece ürünün hem maliyetinin düşürüldüğünü hem de hazırlanma sürecinin hızlandırıldığını dile getirdi.

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Ahmet Güzelçiçek de siperliğin etkin koruma sağladığını belirterek, hastanede alıp kullanmaya başladıklarını dile getirdi.

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Ahmet Güzelçiçek de siperliğin etkin koruma sağladığını belirterek, hastanede alıp kullanmaya başladıklarını dile getirdi.

Sağlık çalışanlarının görev sırasında elini gayri ihtiyari yüzüne götürebildiğini vurgulayan Güzelçiçek, şunları söyledi: “Bu siperlikler ilk etapta elinizi yüzünüze götürmenizi engelliyor, ikincisi gelen damlacık enfeksiyonlarından koruyor, üçüncüsü ise gözlerinizi koruyor. Bu siperlik ile aynı zamanda maske de kullanılıyor. Bu siper bizim için önemli bir psikolojik rahatlık da sağlıyor. Biz hastanede kullanmaya başladık. Nöbetçi arkadaşlarımız bu kalkanla çalışıyor şu an.”

HRÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Çelik de Şanlıurfa Teknokenti ziyaret ederek, çalışanlara sağlık görevlilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.

HRÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Çelik de Şanlıurfa Teknokenti ziyaret ederek, çalışanlara sağlık görevlilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.

Ürünlerin ilk maliyetini üniversite olarak karşıladıklarını belirten Çelik, çok sayıda kurum ve kuruluşun siperlik için kendileriyle irtibat kurduğunu anlattı.

Ürünlerin ilk maliyetini üniversite olarak karşıladıklarını belirten Çelik, çok sayıda kurum ve kuruluşun siperlik için kendileriyle irtibat kurduğunu anlattı.

Gençlerin desteğini önemsediğini vurgulayan Çelik, “Üretilen siperlikleri hem kendi kurumlarımıza hem de talep eden farklı kurumlara veriyorlar. Günde pek çok siperlik üretiliyor. Yaptıkları çok önemli bir katkıdır, güzel bir çalışmaya imza atıyorlar.” dedi.

Merkez müdürü Mehmet Turaç, yaptığı açıklamada, gönüllü öğretmen arkadaşlarıyla tatil günlerini merkezde siperlik yaparak geçirdiklerini söyledi.

Merkez müdürü Mehmet Turaç, yaptığı açıklamada, gönüllü öğretmen arkadaşlarıyla tatil günlerini merkezde siperlik yaparak geçirdiklerini söyledi.

İhtiyacı olanlara ulaştıracağız

“İhtiyacı olanlara ulaştıracağız” Artan taleplere cevap vermeye çalıştıklarını anlatan Turaç, şöyle devam etti: “Koranavirüsle mücadelede sahip olduğumuz 3 boyutlu yazıcı potansiyeliyle medikal parçalara, araç ve gereçlere ihtiyaç duyan hastaneleri desteklemek ve kişisel korunmaya cevap vermek istiyoruz. 3 boyutlu yazıcıda üretilmiş parçalar, ihtiyaç anında orijinal parçaların yerini daha kısa sürede alabiliyor. Şu anda hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarının hastalarla yakından irtibatları sırasında korunmalarını sağlayacak yüz kalkanı üretiyoruz. İhtiyacı olan kurum ve kuruluşlara hastane ve sağlık merkezleri gibi yerlere bu ürünlerin ulaştırılmasını sağlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesini duyurduğu gün hayatı değişti
Konya’da, çocuk yaşlarda geçirdiği kazada vücudunun yüzde 70’i yanan 28 yaşındaki Gökhan Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla geçirdiği yaklaşık 50 ameliyatın ardından yeniden yaşama sevinci kazandı.

Baran, 10 yaşındayken elektrik akımına kapılarak konuşma yeteneğini kaybetti. Vücudundaki tahribat dolayısıyla okulu bırakmak zorunda kalan Baran, sokağa çıkmaktan utandı ve eve kapandı.

Vücudunun yüzde 70`i yandıktan sonra maddi imkansızlık nedeniyle yüzeysel bir tedavi gören Baran`ın umudu, 2004 yılında bir programa katılmak üzere Konya`ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan`dan söz almasıyla yeşerdi.

Baran, 2002 yılında yaşadığı kazanın ardından 2 yıl evden çıkamadığını söyledi.Bir çocuk için oldukça zorlu süreçlerden geçtiğini anlatan Baran, 2 sene boyunca arkadaşlarıyla oynayamadığını ve okula devam edemediğini belirtti. Bu süreçte adeta hayata küstüğünü dile getiren Baran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayatın kötü yönlerini öğrenmiştim. Dışarıdaki çocukların benden farklı olduğunu gördükçe, `bunun bir çaresi yok mu, bir tedavisi yok mu` diye sorgulamakla geçiyordu günlerim. 2004 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız, Konya`ya bir okul açılışına geldiğinde, ilk Emine Erdoğan Hanımefendi beni gördü. Allah`ın yardımı oldu, ilahi bir güç yardım etti o gün bana. Çocuk olduğum, Sayın Cumhurbaşkanımız da biraz uzun boylu olduğu için bacağından tuttum, `bana bakın, bana bakın` diye seslendim. Kendisi de sağ olsun hemen eğildi, `Ne oldu, ne istiyorsun?` diye sordu. Ben de `Efendim beni tedavi ettirin. Ben böyle bir kaza geçirdim. Ailem tedavi yaptıramıyor.` dedim. Kulağıma eğildi, `Hepsini halledeceğiz. Sen hiç kafanı yorma. Geçecek inşallah.` dedi. Eve gidip aileme söylediğimde hemen sonuç alacağımıza inanmadılar. Daha bir saat olmadan kapımız çalındı. Cumhurbaşkanımızın danışmanları, korumaları kapıdaydı. Bu şekilde tedavi sürecim başlamış oldu.”

“16 yıldır tedavimi takip ediyor”Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın, tedavisiyle yakından ilgilendiğini vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanının, bütün tedavisini üstlendiğini, onun talimatıyla Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde yattığını ve 50`ye yakın ameliyat geçirdiğini anlattı. Baran, “Bunlar çok zor, uzun saatler süren ama bir o kadar da gerekli olan ameliyatlardı. O dönemde çene kaslarım yandığı için konuşamıyordum, gözlerim kapanmıyordu, kollarımı kullanamıyordum, boynum yapışıktı. Fazlalık gibi, sürüngen gibi yaşıyordum. Şimdi çok şükür iyiyim. Cumhurbaşkanımız 16 yıldır beni takip ediyor. Cumhurbaşkanımızı `manevi baba` olarak görüyorum. Onunla gülen, onunla ağlayan, onunla hüzünlenen bir evladıyım. Cumhurbaşkanımız her Konya`ya geldiğinde durumumu soruyor, beni unutmuyor. Allah başımızdan eksik etmesin. Sadece ülkenin değil ayrı ayrı vatandaşların da sıkıntılarını düşünüyor. Dualarımda, kalbimde sürekli o var.” ifadelerini kullandı.

En büyük hayali Erdoğan`ı Külliye`de ziyaret etmekBaran, Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın talimatıyla KOSKİ Genel Müdürlüğünde işe başladığını, sonrasında evlendiğini ve iki çocuk sahibi olduğunu belirterek, bu iyi niyet ve sahip çıkma sonucu hayata tutunabildiğini dile getirdi. Yaşama sıkı sıkı tutunmaya devam edeceğini söyleyen Baran, şunları kaydetti: “İnsanın başına ne gelirse gelsin, hiçbir şekilde mücadeleden vazgeçmemek lazım. Allah mutlaka bir kapı açıyor. Her insanın bir hikayesi var. Benim hikayem de bu. Hiç umudumu kaybetmedim. Zaten umudumu kaybetseydim, kendimi de kaybedeceğimi çok iyi biliyordum. Bir rüya gördüm. Cumhurbaşkanımızla Külliye`de görüşüyorduk. Şimdi tek hayalim Cumhurbaşkanımızı milletin evinde, Külliye`de ziyaret edip ona sarılıp teşekkür etmek.”

Askeri birliklerde sıkı koronavirüs tedbirleri alınıyor
Vatani görevlerini yapmak üzere birliklerine teslim olan acemi erler, otogarlara gelişlerinden üniformalarını giydikleri ana kadar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında çok sayıda kontrolden geçiriliyor.

Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığına askerlik şubelerinden sevk edilen acemi erler, otogar ve havaalanında görevlendirilen, dezenfeksiyonu yapılmış hizmet aracıyla rütbeli personel tarafından karşılanıyor.

Otogar ve havaalanında ateş ölçümü, sağlık öyküsü ve yurt dışı hikayeleri alınan acemi erlerden problemli durumu belirlenenler, 112 Acil Servis vasıtasıyla ilgili sağlık kuruluşuna sevk ediliyor.

İlk etapta hastalık tespit edilmeyen acemi erler ise dezenfekte edilmiş hizmet araçlarına sosyal mesafe dikkate alınarak bindiriliyor.

Komutanlık nizamiyesine getirilen acemi erlerin, buradaki personel tarafından tekrar ateş ölçümü, sağlık öyküsü ve yurt dışı hikayesi alınıyor.

Problemli durumu belirlenen erler, 112 Acil Servis vasıtasıyla sağlık kuruluşuna gönderiliyor. Herhangi problem tespit edilmeyen erler ise nizamiyeden Kayıt Kabul Merkezine gönderiliyor.

Merkezde acemi erler arasında en az 2 metre olacak şekilde sosyal mesafe korunarak kayıt işlemlerine başlanıyor.

Yeniden sağlık kontrolünden geçirilen erlere, “Koronovirüse Karşı Alınacak Tedbirler İstasyonu”nda rütbeli personel tarafından bilgilendirme yapılıyor.

Görevli personel, yemekten önce acemi erlere, ellerin nasıl yıkanacağını anlatıyor.

El yıkanırken de sosyal mesafeye dikkat ediliyor.

Yemekhanelerde masaların araları birer metre açılıyor. Acemi erler, her masada bir kişi olacak şekilde yemek yiyor.

“Emanetinizin sadık bekçileriyiz”Tırtıllı Araç Sürücü Er Eğitim Tabur Komutanı Yarbay Taner Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, bir evladın ne kadar zorlukla yetiştirildiğini bildiklerini belirterek, “Nizamiyeden girdikleri andan itibaren evlatlarınız bizim de evladımız olmuştur. İçiniz de gönlünüz de rahat olsun. Emanetinizin sadık bekçileriyiz.” dedi.

İstanbul`dan gelen er Nihat Dağlar, askerliğe geldikleri andan itibaren kendilerine koronavirüs tedbirleri kapsamında hijyen kurallarının sık sık hatırlatıldığını ifade etti. Dağlar, ailesine de evde kalmaları gerektiği uyarısında bulundu.

Konya`dan gelen er Ali İhsan Çelebi ise hijyen kurallarına dikkat ettiklerini, ellerini sık sık yıkadıklarını, her yerde sosyal mesafe kuralına uyduklarını belirterek, “Aileme buradan çok selam söylüyorum. Bizi merak etmesinler. Biz iyiyiz ama siz de evde kalın.” ifadelerini kullandı.

Eskişehir`den er Feyyaz Çallı da birliklerine geldikleri andan itibaren kendilerine titiz davranıldığını kaydetti.

Koronavirüse karşı yapılması gerekenlerin anlatıldığını dile getiren Çallı, ailesine “Biz burada iyiyiz. Siz evde kalın.” şeklinde seslendi.

Show More
%d blogcu bunu beğendi: