Çok Kültürlü Televizyon

“Kılıçdaroğlu’ndan kontrollü yürüyüş”

3

Haşmet Babaoğlu bugünkü yazısında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’den suçlu bulunan Enis Berberoğlu için yollara düşmesini kaleme aldı ve çarpıcı tespitlerde bulundu. Bunun Türkiye’ye bir mesaj olmadığını söyleyen Babaoğlu bakın konuyla ilgili neler söyledi;

Çarşamba akşamı sosyal medyaya düşen CHP’nin yürüyüş çağrısını görmeyen kalmamıştır, eminim.

(…)

Afişteki mesajın iki yönü var.
Biri dışarıya…
Nasıl mı?
Kılıçdaroğlu tek başına yürüyen demokrasi kahramanı havasında ya…
Batı bunu çok sever.
Malum, böyle durumlarda işi Nobel Barış Ödülü vermelere kadar götürdükleri bile oldu. Kaldı ki, Doğan Medya İcra Kurulu’nda üretilmiş “Gandi Kemal” lafının da yıllar sonra hortlatılması boşuna değil.
İkinci mesaj içeriye…
Arkadaki askerler bir tür 27 Mayıs öncesi CHP’ye atıf.
Ayrıca belli ki, kendilerine “Hopp n’oluyorsunuz?
Bu provokatif hareketler ne iş?” diye soracak millete de akılları sıra gözdağı vermek istemişler.
Yuttuk mu? Yutmadık!
Ama dikkatli olmak gerek.
Çünkü tezgâhın çerçevesi çok daha büyük.
Can Dündar’ın tahliye edilip dışarı kaçmasına neden olunan bir süreçten Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına itiraz edilen noktaya geldik

Çarşamba akşamı sosyal medyaya düşen CHP’nin yürüyüş çağrısını görmeyen kalmamıştır, eminim.
Önde Kemal Kılıçdaroğlu var.
Fondaki fluluk tam Kılıçdaroğlu’nun başının arkasında dağılıyor ve orada tören üniformalı askerler görünüyor.
O saatten beri herkes “bu nasıl pervasızca bir darbe mesajıdır?” diye soruyor. Sinirler gergin.
Ama şunu kabul edip o çerçevede temkin ve tedbir geliştirmek zorundayız:
Bunlar çalışılmış hareketler.
Ana muhalefetin iki lafı bir araya getirip derdini anlatamayıp slogan ve hakaretten öteye gidemeyen “beyin kadrosu”ndan böyle şeyler çıkmaz.
Bu görselin arka planında kimlerin olduğunu konuşmamıza gerek var mı?

***
Afişteki mesajın iki yönü var.
Biri dışarıya…
Nasıl mı?
Kılıçdaroğlu tek başına yürüyen demokrasi kahramanı havasında ya…
Batı bunu çok sever.
Malum, böyle durumlarda işi Nobel Barış Ödülü vermelere kadar götürdükleri bile oldu. Kaldı ki, Doğan Medya İcra Kurulu’nda üretilmiş “Gandi Kemal” lafının da yıllar sonra hortlatılması boşuna değil.
İkinci mesaj içeriye…
Arkadaki askerler bir tür 27 Mayıs öncesi CHP’ye atıf.
Ayrıca belli ki, kendilerine “Hopp n’oluyorsunuz?
Bu provokatif hareketler ne iş?” diye soracak millete de akılları sıra gözdağı vermek istemişler.
Yuttuk mu? Yutmadık!
Ama dikkatli olmak gerek.
Çünkü tezgâhın çerçevesi çok daha büyük.
Can Dündar’ın tahliye edilip dışarı kaçmasına neden olunan bir süreçten Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına itiraz edilen noktaya geldik.

***
İşin doğrusu…
Aklına CHP’nin 1959’daki “Ege Vazife Gezisi” ve İnönü’nün Uşak yürüyüşü gelen Şamil Tayyar da haksız sayılmaz.
Şimdi kimsenin hatırlamadığı fakat çok kritik bir provokasyon dizisiydiler.
Bunları bilmek lazım.
Madem muhalefet “çalışılmış hareketler” üzerinden gidiyor. O halde AK Parti de dersini iyi çalışmalı; yakın tarihimizde işlenen hataların tekrarından kaçınılmalı ve gerginliğe kapılmaktan uzak durulmalıdır.

Cevap bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.