Çok Kültürlü Televizyon

“Kayıp Alarmı Projesi” 808 kişiyi ailelerine kavuşturdu

9.698

Kaybolan ve hayatından endişe edilen kişilerin bulunması için hassas ve sistematik çalışmalar yürütmek hayati önem taşıyor.

Kayıpların bulunması için elindeki teknolojik imkanları seferber eden Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığınca kayıp yakınları ile vatandaşların da arama çalışmalarına desteğini sağlayabilmek amacıyla 7 Kasım 2014’te “Kayıp Alarmı Projesi” hayata geçirildi.

Proje ile kayıp veya kaçırılan kişinin eşkali ve fotoğrafının yer aldığı bilgiler, kaybolduğu bölgeden uzaklaşmadan o yerleşimde bulunan halkın cep telefonlarına SMS veya multimedya mesajıyla iletiliyor. Mesajı alan duyarlı vatandaşlar, tanımlamaya uygun kişiyi gördüklerinde 155’i arayarak kayıp kişinin yeri hakkında yardımcı oluyor.

Asayiş Dairesi Başkanlığı Kayıp Alarmı Koordinasyon Merkezince yürütülen proje kapsamında uygulamanın hayata geçirildiği günden bugüne kadar 420’si yetişkin, 456’sı çocuk olmak üzere 876 kayıp için mesaj gönderildi.

Proje sayesinde kayıp kişilerden 375’i yetişkin, 433’ü çocuk olmak üzere 808 kişi bulundu.

Anne babalara uyarılar

Ebeveynlerin çocuklarının başına bir şey gelmemesi ve kaybolduğunda kısa sürede bulunabilmesi için yapmaları gerekenleri hatırlatan emniyet yetkilileri, ailelere tavsiyelerde bulundu.

Velilerin, çocuklarının arkadaşlarının kimler olduğunu bilmesi ve diğer veliler ile öğretmen, servis şoförü ve okul yetkililerine ait telefon numaralarını kaydetmelerini isteyen yetkililerin uyarılarından bazıları şöyle:

“Çocuğunuzun ilgi alanlarını ve alışkanlıklarını öğrenin.

Çocuğunuza ev adresiniz ile telefonlarınızı ezberlettirin.

Çocuğunuzun internetten edindiği sosyal paylaşım adresleri ve şifrelerini öğrenin.

Çocuğunuzun vücudunda tanınmasını sağlayacak belirgin izleri bilin.

Sıkıntılı bir durumla karşılaşması halinde 155 Polis imdat hattını araması gerektiğini öğretin.

Çocuğunuzun apartman, mahalle, okul ve sosyal paylaşım sitelerindeki arkadaşlarını tanıyın.

Çocuğunuza daha küçük yaşlardan itibaren tanımadığı kişilerden yiyecek içecek kabul etmemesi ve arabasına binmemesi gerektiğini öğretin.

Çocuğunuz cep telefonu kullanıyorsa ara sıra inceleyin.

Çocuğunuza sosyal paylaşım sitelerinde diğer kişilerle mahrem bilgileri ile fotoğraflarını paylaşmaması gerektiğini öğretin.

Karnesindeki notlardan dolayı çocuğunuza aşırı tepki göstermeyin.

Çocuğunuza karşı diyalog halinde, arkadaş gibi ama aynı zamanda takipçi olun.”

Ergenlik çağıyla çocuğun duygusal arkadaşlıklarına karşı önyargılı ve tepkisel yaklaşmak yerine, konuşarak ve ikna yoluyla hareket edilmesinin önemine dikkati çeken yetkililer, Türkiye’de çocukların en çok gönül ilişkisi sebebiyle kaybolduklarını belirtti.

Çocuk kaybolduğunda neler yapılmalı

Kayıp çocuklarının bulunması için vatandaşların neler yapması gerektiğini de anlatan emniyet yetkilileri, öncelikle ebeveynlerden çocukların kaybolduğu yer ve çevresini araştırmalarını, çevredekilere görüp görmediklerini sormalarını istedi.

Yetkililer, 24 saat geçmeden 155 Polis İmdat hattını arayarak çocuğun adı, soyadı, yaşı, üzerindeki kıyafetleri ve ayırt edilebilmesini sağlayacak özelliklerini bildirmesi gerektiğini kaydederek, ekiplere de çocuğun aranıldığı yerlerin belirtilmesi ve olayın eksiksiz anlatılmasının da önemli olduğunu vurguladı.

Yetkililer, kimlik tespiti için çocuğun güncel fotoğrafının polis ekiplerine verilmesinin de önemine işaret etti.

Kaybolan çocuk engelliyse

Engelli çocukları olan ebeveynleri de uyaran yetkililer, alilerden çocukları kaybolmadan gönüllülük esasına göre en yakın polis merkezine giderek parmak izlerini kaydettirmelerini istedi.

Engelli çocukların bedenlerine, tanınmasını kolaylaştırıcı künye, renkli bileklik takılması gerektiğine dikkati çeken yetkililer, çocukların cebine kimlik, telefon, adres ve diğer lüzumlu bilgileri ihtiva eden bir belge koyulmasının da önemli olduğunu söyledi.

Yetkililer, alınan önlemler ve yapılan çalışmalara rağmen çocuğun bulunulamaması durumunda yapılacak araştırmalarda kullanılmak üzere çocuğun saç fırçaları ve tutamları ile diş fırçası, tırnak makası gibi üzerinde biyolojik izlerin yer alabileceği eşyaların sonraki dönemde DNA testi yapılmak üzere saklanılması gerektiğini bildirdi.

Türkiye’de organ mafyası yok

Emniyet yetkilileri, Türkiye’de şu ana kadar ne organ mafyası ne de parçalanarak organları alınmış bir çocuk cesedine rastlanıldığını belirterek, çocukların gönül ilişkisi, eğlence/macera ve evlenme amaçlı başta olmak üzere aile içi huzursuzluk ve şiddet sebebiyle kaybolduğunu anlattı.

Kayıp çocukların yüzde 30’unun kurumlar, yüzde 70’inin ise ebeveynlerinin yanından ayrıldığını kaydeden yetkililer, kayıp müracaatı yapılan çocukların yüzde 98’inin kısa süre, kalanının yüzde 95’inin ise en geç 6 ay içerisinde bulunduğunu belirtti.

Kaynak: AA

Yorum Yapin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.