MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Tarihçi-Yazar Süleyman Kocabaş, yalanları tek tek ifşa etti! Ermeni arşivleri de ‘Soykırım yok’ diyor

Tarihçi-Yazar Süleyman Kocabaş, sözde Ermeni soykırımı iddialarının asılsızlığıyla ilgili çok önemli bilgiler verdi. Ermeni arşivlerinin bile Türklerin soykırım yapmadığına yönelik belgelerle dolu olduğuna işaret eden Kocabaş, ABD Başkanı Biden’ın iftirasıyla alakalı da “İt ürür kervan yürür” yorumunda bulundu.

Ermeni Soykırımı iddialarına karşı Türkiye kendi tezlerini dünyaya anlatmakta maalesef yetersiz kalıyor. Sadece dünyaya değil kendi çocuklarımıza bile hakkıyla anlatamıyoruz. Ders kitaplarında mesele yeterli bir şekilde işlenmiyor. Konuyla ilgili edebi ve sanatsal ürünlerin olmaması da başka bir açmazımız. Soykırım iddialarına karşı ülke olarak güçlü bir çalışma yapmamız gerekiyor. Bu hafta Pazartesi Sohbetleri’nde Ermeni meselesi üzerine uzun yıllardan beri derinlikli çalışmalar yapan Tarihçi-Yazar Süleyman Kocabaş ile konuştuk.                                    

– Osmanlı Devleti tehcire neden mecbur kaldı?

– 1. Dünya Harbinde İngilizler, Araplar ve Siyonist Yahudileri kullandılar. Rusya ise Doğu Anadolu’da Ermenileri kullandı. Rusların bağımsızlık vaatlerine kanan günümüzün PKK’sı benzeri Ermeni Terör Örgütleri Taşnak ve Hıncak Komitacıları savaşta ordumuzu arkadan vurdular, yerli Ermeni halkı da kışkırtıp silahlandırarak Müslüman Türkler, Kürtler ve Çerkezler üzerine saldırttılar. Bunlar sonucu Osmanlı Devleti, bölgede Ruslarla işbirliği yapan Ermenileri adı üzerinde “Tehcir Kanunu” , yani “Göç Ettirme Kanunu”  ile harp bölgesinin dışına çıkarmak zorunda kalmıştır. Bunun en önemli sebebi budur.

PKK’nın benzeri 1800’lerin sonlarında kurduruldu

– Ermeni ihanet ve saldırıları için neler söylersiniz?            

– “Sıcak Denizlere İnmek” milli emeli uğrunda Ermenileri tarihte ilk defa “Vekalet Savaşçıları” olarak Çarlık Rusyası daha I. Petro (Deli Petro) zamanında kullanmaya başlamıştır. İkinci olarak, 13 Temmuz 1878 Berlin Antlaşmasından sonra, İngiliz emperyalizmi, yayılmacılık ve sömürgecilikte rakibi Rusya’nın “Sıcak Denizler”e inmesini önlemek için Doğu Anadolu’da kendi nüfuzunda bir “Bağımsız Ermenistan Devleti” kurmayı planlamış, buna bir başlangıç olarak Berlin Antlaşmasının 23. Maddesine Doğu Anadolu’da “Ermeni Islahatı Maddesi”ni koydurmuştur. Sultan II. Abdülhamid, ıslahatlar ve ardından gelecek muhtariyetlerin giderek bağımsızlığa yol açacağı için bu maddeyi uygulamamıştır. Bunun üzerine İngiliz – Ermeni ayrılıkçıları işbirliğiyle, Dünya’nın dikkatini üzerine çekerek bağımsız devleti kurmak için 1892-1900 zaman diliminde Doğu Anadolu’da bugünün PKK’sı benzeri şiddet olayları başlatmışlardır. O günden bugüne Ermeni ihanetleri ve saldırılarının birinci sebebi budur. Anlayacağınız, Büyük Devletlerin dikkatlerini üzerlerine çekerek Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan vb. örneklerinde olduğu gibi şiddet, terör olaylarını basamak yaparak bağımsız olmaktır.

Soykırım söylemlerine yeterli cevabı veremiyoruz

– Soykırım iddiaları karşısında tezimizi neden anlatamıyoruz?

– Soykırım söylemleri karşısında, tarihte ve milletler içinde en büyük ve en çok haksızlığa uğrayan bizim milletimizdir. Kıta Avrupa’sında adı “Büyük Devlet”e çıkmış bütün devletler hem kendi ülkeleri ve hem de özellikle sömürgelerinde büyük soykırımlar yapmışlardır ama, sanki dünyada tek soykırımcı millet bizim milletimiz imiş gibi tavır takınmışlar, propagandasını yapmaya başlamışlardır. İşin esasına bakılırsa, hatanın büyüklüğü bir çeşit bizden kaynaklanmaktadır. Soykırım iddiaları karşısında daha işin başından beri ilgisiz kalmamız, bunun olmadığına yönelik bütün tarih belgeleri bizim arşivlerimizde olduğu halde vaktinde bunları araştırıp, hem Türkçe ve hem de dünyadaki bütün büyük dillerde anlatamamamızdan kaynaklanmaktadır.

Ermenilerin 450 civarında propaganda kurumu var

Türkiye hükümetlerinin konuya yaklaşımları, hep güncel ve popülist olmuştur. Bunu da bu hale getiren sömürgeci Büyük Devletler olduğu için, Türkiye’nin onların peşine takılarak “yok soykırım yapmadık” demesi, inandırıcı olmamakta, Türkiye hükümetlerinin bu konuda kendi inisiyatifinde ciddi ve kalıcı çalışmalar yapmaması kendisini göstermektedir. Dünya’da Ermeni diasporasının kendi meselelerini anlatan 450 civarında vakıf, dernek ve enstitüleri vb. vardır. Bizde bunların ne kadarı var? Neredeyse hiçbiri!

– Soykırım iddialarını yeni nesillere nasıl anlatmalıyız?

– Bu iddiaları, hep popülist yaklaşımlar sebebiyle dışa iyi anlatamadığımız gibi içe de iyi anlatamıyoruz. Dışta ve içte Ermeni propagandası bizim propagandamızdan daha baskındır. Ders kitaplarımızda bile Ermeni Meselesini doğru dürüst anlatan metinler yoktur.

Türkiye, kendi ayağına kurşun sıkıyor

– Balkanlardaki ve diğer yerlerdeki Türklere yapılan zulümler neden gündeme getirilmiyor? Bu konuda neler yapılmalı?

– Osmanlı dağıtılırken, tarihinde hep Balkanlarda Yunanistan, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan gibi “Küçük Hristiyan Devletçikler” kurdurulmuştur. Bu devletçikler, gerek isyanlar sırasındaki kuruluş aşamasında ve gerekse kurulduktan sonra, ana milli politikalarından birisi de “ülkeleri içinde ırkçı, safi ırk politikaları” gütmeleri olmuştur. Bunun net olarak anlamı, yukarıda bahsettiğimiz devletçiklerin içlerinde hiçbir Müslüman Türk unsurunu bilinçli olarak bırakmamak olmuştur. İşte asıl soykırım budur. Bunu, Amerikalı sağduyulu araştırmacı McCarthy, kitabında açık açık yazar. Balkanlardan 5 milyon Müslümanın baskılarla göç ettirildiği ve bir o kadarının da soykırımlarla öldürüldüğünden bahseder. Anlayacağınız, Osmanlının son döneminde “Müslüman Türksüz bir Balkanlar” istenmiş ve gerçekleştirilmiştir.

   Bunu, tabii ki bu problemin kaynağı Büyük Devletler ve onların piyonu Küçük Devletçikler dile getirmezler, getiremezler. Bunu biz dile getireceğiz. Ermeni Meselesi gibi hayati bir meselesini henüz tam anlamıyla dile getiremeyen Türkiye hükümetleri ve üstelik de üniversiteleri “Balkanlarda Müslüman Soykırımları”nı nasıl dile getirebilirler? Türkiye’nin çıkmazlarından birisi de işte budur. Hatta içimizde eski bir diplomat ve büyükelçi Yalım Eralp gibi “Osmanlı’nın zulmünden önce Yunanlılar, sonra biz kurtulduk” diyebilen Yunan ağızlı diplomatlarımız bile vardır. Üstelik de bunları, Atina’da Yunanistan’ın kuruluş yıldönümü bayramında yaptığı konuşmada söylemiştir. Bu saçma sapan söylemleriyle Türkiye, kendi ayağına kurşun sıkmaktadır.

– Tarihi meselelerde tarihçiler nasıl bir rol oynamalıdırlar?

– Türkiye tarihçilerinden bahsediyorsanız, maalesef, üniversitelerimize yönelik olarak buradaki tarihçilerimizin rolleri neredeyse bence sıfırdır. Bu konuda bile, hayati tarihi meselelerimize ışık tutanlar yine onların “alaylı” deyip alaya aldıkları, serbest tarihçi yazarlar olmuştur. Tarihçilerimiz yıllardır hep, padişahların analarını, kadınlarını, kızlarını, sünnet düğünlerini, içinde biraz da cinsellik aradıkları halde harem hayatını vb. yazmışlardır. Bunların yazılması, Türk dış politikasına hiçbir “ilmi malzeme” kazandırmaz. Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkelerinde tarihçiler, doktora, doçentlik ve profesörlük tezlerini hep dışişleri bakanlıklarından almışlardır. Bizde de bunlar yapılmalıdır.

Siyasette bir pazarlık unsuru olarak kullanılıyor

– Soykırım iddialarının asılsızlığı hakkında görüşleriniz nelerdir?

– Haliyle harp içindesiniz, emniyetiniz için her türlü tedbiri almak zorundasınız. Bu en tabii hakkınızdır. Doğu Anadolu’da Ermeni tebaa Osmanlı Devletine bağlılığını devam ettirse idi, tehcir yani göç ettirme olayı olmazdı. Yine haliyle, birbirlerine düşman taraflardan ölenler öldürülenler olacaktır. Ama bunlar, Türkler açısından bir ırkın bilinçli olarak yok edilmesine yönelik soykırım olayları değildi. Cumhurbaşkanımız Sayın R.T. Erdoğan, “Bir tarihçiler komisyonu kuralım, herkes arşivini açsın, meselelere siyasiler değil tarihçiler karar versinler” demiştir ve demeye de devam etmektedir. Ama karşı taraf buna yanaşmamaktadır. Çünkü asıl suçlu kendileri ve arşivleri Türklerin soykırım yapmadıkları belgeleri ile doludur. Bu olup bitenler bile, Ermeni soykırım iddialarının tamamen asılsız olduğunu ve siyasette bir pazarlık unsuru olarak kullanıldığını ortaya koyar.

Show More
%d blogcu bunu beğendi: