MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Bahçeli’den Davutoğlu’na: Bize söylediklerini açıklasaydık insan içine çıkamazdı

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na sert sözlerle yüklenerek “Serok Ahmet’in konuşmaya ne hakkı ne de haddi vardır. Biz onun namertliğini iyi biliriz. Şayet koalisyon hükümeti kurmak amacıyla bize geldiğinde söylediklerini açıklamış olsaydık, insan içine çıkacak hali kalmazdı.”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

Tarafı olmadığımız saldırının faili gibi gösterilmek ucuz bir saldırının planıdır. Partimizi kavga ile göstermek hayasızlıktır.

Sicili kabarık bir siyasetçinin evinin balkonuna kamera yerleştirip kavga anını kayda aldırması, bana saldırdılar çığırtkanlığına tevessül etmesi bilindik bir numaradır. Tezgahlanmış kara kampanyaya asla teslim olmayız.

ABD’de başkanlık devrine denk gelecek şekilde Serok Ahmet’in telaşla harekete geçmesi, sözde gazetenin istismarla yoğrulmuş haberleri; üstelik malum saldırıların gerçekleşme zamanları dikkatle incelenmelidir.

Boğaziçi Üniversitesi’nde 24 gündür süren eylemler bize göre prova niteliği taşımaktadır.

“Bize geldiğinde söylediklerini açıklasaydık insan içine çıkacak yüzü kalmazdı”

Cumhur İttifakı kaos hayallerini suya düşürmektedir. Milli birlik ve iç huzur ortamını baltalamayı düşünenleri şaşkına çevirmektedir. Serok’un konuşmaya ne hakkı ne de haddi vardır! Biz onun namertliğini iyi biliriz. Koalisyon amacıyla bize geldiğinde söylediklerini açıklasaydık insan içine çıkacak yüzü kalmazdı. Serok Ahmet yalancıdır! Kemal Kılıçdaroğlu fren tutmamış yalan bataklığına çakmıştır. İP’in başkanı yalanı maske olarak takalı zaten çok olmuştur.

“HDP’nin ön kapısından giren, arka kapısından Kandil’e çıkmaktadır”

CHP Genel Başkanı şiddetten rahatsızsa İP’in başındaki kişi de şiddetle arasına mesafe koymuş ise öncelikle katile katil, caniye cani, teröriste terörist demesini öğrenmelidirler. HDP ile ittifak kuranların terörist Demirtaş’a güzellemeler yapan gafillerin şiddetten rahatsızlıkları hem tutarsızlık hem de garip bir çelişkidir. HDP’nin Esenyurt ilçe binasındaki dehşet verici görüntüler bize göre malumun bir kez daha ilanıdır. Hücre evi olan parti binası PKK’nın şehirdeki sığınağıdır. HDP bir siyasi parti dışında ne varsa odur. Nitekim HDP’nin ön kapısından giren, arka kapısından Kandil’e çıkmaktadır.

Asıl demokrasi, özgürlük, insanlık düşmanı, Mehmetçiğimize kurşun sıkanlarla kol kola girenlerdir. HDP demek PKK demektir. HDP demek ihanet demektir.

“Bizim parti kapatılmasıyla ilgili görüşlerimiz çok açıktır”

Bizim parti kapatılmasıyla ilgili görüşlerimiz çok açıktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin çıkarlarını her düşüncenin üstünde tutan siyaset anlayışının temsilcisidir. Siyasi partilerin kapatılarak cezalandırılması yerine Anayasa’nın temel ilkelerine aykırı hareket eden parti üyelerinin sorumlu tutulması her zaman dile getirilmiştir. Siyasi partilerin kapatılması halinde bu partilere oy veren seçmenler ve bu konuda sorumluluğu olmayan parti yöneticileri de cezalandırılmış olacaktır. Bu itibarla partinin sağ duyulu davranan yöneticileri ve teşkilatıyla kapatılacak fiilleri gerçekleştirenlerin ayrı tutulması bir başka önemli konudur.

Yapılanlara bakılırsa, HDP’nin kapatılması adalete, milli iradeye aykırılık teşkil etmez.

“CHP’ye göre terörist Demirtaş serbest bırakılmalıdır”

CHP’ye göre terörist Demirtaş serbest bırakılmalıdır. İYİ Parti’ye göre de özgürlüğe kavuşmalıdır. CHP yönetimi teröristle değil valilerle, kaymakamlarla, rektörlerle, uzman çavuşlarla uğraşmaktadır. Bu şerefli meslek mensuplarının hepsine birden militan diyorlar. CHP yönetimi militan arıyorsa Boğaziçi Üniversitesi’nde terör örgütleriyle iş birliği yapan il başkanlarına bakacak. Terörle mücadeledeki yüksek başarı HDP’yi ürkütmektedir. CHP korkarken İP rahatsız olmaktadır.

Show More
%d blogcu bunu beğendi: