MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Eğitim neden mi değerlerimizden uzak? 69 yıldır ABD kontrolünde! O anlaşmanın iptali için kritik çağrı

İstanbul Sözleşmesi, Fulbright Anlaşması, CEDAW, DEVAW… Geleneğimize aykırı, dinimize düşman ve aileyi derinden yaralayan bu antlaşmalar her geçen gün toplumumuzu sarsmaya devam ediyor. Ailesiz ve değerlerden yoksun batı toplumlarından bize dayatılan bu antlaşmalara vatandaşlar tepkili. Yapılan çağrılarda değerlerimize düşman bu anlaşmaların bir an önce iptal edilmesi istendi.

Doğruhaber’de yer alan habere göre, Fulbright Anlaşması‘nın 69’uncu yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yapan Türkiye Aile Meclisi, geleneklerimizle bağdaşmayan ve ailede derin yaralar açan İstanbul Sözleşmesi, Fulbright Anlaşması, CEDAW, DEVAW gibi anlaşmaların derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu. Fulbright anlaşması ile ilgili yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu anlaşmayla, Millî Eğitim Bakanlığı’nda bugün çalışmalarını ‘etkin’ bir biçimde sürdüren, personel politikalarından ders programlarına, pek çok konuda stratejik kararlar önerebilen, ‘Milli Eğitimi Geliştirme’ adlı bir komisyon vardır. 1994 yılında 60 personeli olan bu komisyonda çalışanların üçte ikisi Amerikalıdır. Komisyonun, Türk ve Amerikan halkları arasında eğitim ve kültürel değişim yoluyla ortak bir anlayış geliştirmek için kurulduğu iddia edilir. Bu anlaşma öğrenci değişiminden öteye gidip, ders programlarından müfredata kadar milli eğitimin tüm yapısı hakkında söz sahibi olduğunu görüyoruz. Ders kitaplarımız da materyalist felsefeyle yazdırılıyor. Bu nesilden de bencil, egoist, maddeci, menfaatçi, deist, ateist, ruhsuz, ahlaksız bir nesil meydana geliyor. Geleceğimizi inşa ve bağımsızlığımız için elbirliği ile istiklal marşı yılı vesilesiyle bağımsızlık mücadelesi vermeliyiz. Son olarak, ABD’nin bizimle açıkça savaştığı bugünkü şartlarda yapacağımız en önemli bağımsızlık adımlarından biri de bu anlaşmayı onaylayan kanunun yürürlükten kaldırılması ve anlaşmanın feshedilmesidir.”

Cinayetler, boşanmalar ve intiharlar artıyor

DEVAW, CEDAW, İstanbul Sözleşmesi ve söz konusu sözleşmelerin dayattığı bağlı yasa ile uygulamalar durumu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramadığının altını çizen Çevik, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına şiddet’ ile ilgili açıklamalar ilk bakışta vicdani açıdan kabul edilebilir gözükse de bu kavram, ‘cinsel yönelim ve cinsel tercih’ ile ‘aile sadakat’ını hiçe sayan davranışlar karşısında da nötr olmayı hoşgörü ile birlikte düşünüldüğünde çok farklı alanlara çekilebilmektedir. Aile meselelerine dair nasihat, arabuluculuk DEVAW, CEDAW ve İstanbul sözleşmesi kapsamında yasaktır. Onun için cinayetler, boşanmalar ve intiharlar artıyor. Bu anlamda son zamanlarda ‘toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet adaleti’ söylemlerinin bu şekilde artması düşündürücü ve kaygı verici. Bu konu, birey ve toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, cinsel tercih ve cinsel deneyim’ konusunda toplumda derin bir kaygı söz konusudur. Ne kadına ne erkeğe ne çocuğa ne gence ya da yaşlıya ne de hayvana haksız bir şiddet asla kabul edilemez. Kadınlar sadece çocuk doğurmaz, toplumu doğururlar, her kadın ve erkek, bir başka kadının eseridir. Anneleri ezilmiş bir aileden şahsiyetli kişiler beklemek ham bir hayaldir.” şeklinde belirtti.

“Yasama, yürütme ve yargıyı göreve çağırıyoruz”

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme konusunda bir takvim beklediklerini ifade eden Türkiye Aile Meclisi Başkanı Adem Çevik, “Başlatılan çalışmanın kimler tarafından sürdürüldüğünü, çalışmaların hangi merhalede olduğunu ve yol haritalarını bilmek istiyoruz. DEVAW, CEDAW, İstanbul sözleşmesinin sebep olduğu, din, mezhep, ahlak, gelenek, tarih, milletimizin alameti farikalarına ters olan ve toplumda ciddi çatışma ve sorunlara yol açan uygulamalarına son verilmesi için yasama, yürütme ve yargıyı göreve çağırıyoruz. Geciken adalet adalet değildir. Adalet istiyoruz. Adalet yoksa zulüm vardır. Zulüm ile ise abad olunmaz.”

Kaynak:yeniakit

Show More
%d blogcu bunu beğendi: