Çok Kültürlü Televizyon

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AP’ye Afrin resti

96.788.588

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,”Türkçe dünyanın en kadim dillerinden birisidir. Lehçe ve ağız değişikliklerine rağmen etkisini sürdürmektedir.Dil devrimi adı altında Türkçemiz, tatsız tuzsuz, ruhsuz, renksiz kelimelerin tasallutuna sokularak milletimizin kadim medeniyetiyle arasındaki bağ zayıflatılmaya hatta koparılmaya çalışılmıştır.Yani bizim aslında damarlarımız kesilmiştir” dedi.

Zeytin Dalı harekatı ile ilgili de konuşan ve AP’ye rest çeken Erdoğan, “Bugüne kadar 3 bin 525 terörist etkisiz hale getirildi. AP, Afrin’den çıkmamızı istiyormuş. Boşuna heveslenmeyin işimiz bitmeden oradan çıkmayacağız” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Liseliler Destan Yazıyor Şiir ve Kompozisyon Yarışması Ödül Töreni’nde konuştu. ” Dil devrimi adı altında Türkçemiz, tatsız tuzsuz, ruhsuz, renksiz kelimelerin tasallutuna sokularak damarlarımız kesildi” diyen Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle:

Osmanlı Türkçesinin okullarda okutulmasını önemli bir adım olarak görüyorum.Dil devrimi adı altında Türkçemiz, tatsız  tuzsuz, ruhsuz, renksiz kelimelerin tasallutuna sokularak milletimizin kadim  medeniyetiyle arasındaki bağ zayıflatılmaya hatta koparılmaya çalışılmıştır. Yani  bizim aslında damarlarımız kesilmiştir. Bugün genç bir kardeşimizin, Fuzuli, Baki,  Şeyh Galip bir yana Mehmet Akif’i, Ömer Seyfettin’i ve Ahmet Haşim’i dahi anlayamıyor olması, bu dönemde dilimize yapılan suikastin sonucudur.

 

“PEK ÇOK MECRADA YENİ BİR BOZULMA SÜRECİ YAŞIYORUZ”

Dilimizin  zenginliğini kendi elimizle yok etmeye çalıştığımız bu cinnet dönemini artık  inşallah geride bıraktığımıza inanıyorum.Tabelalarda, yazışmalarda ve  konuşmalarda şahit olduğumuz yabancı kelime kullanma hastalığı artık tahammül  sınırlarını aşan bir boyuta ulaşmıştır.Kişisel olarak açılışını yaptığım yerler başta  olmak üzere, Türkçe dışında tabelalar gördüğüm mekanların sorumlularına, bu  isimlerin değiştirilmesini bugün bu vesileyle ekranları başında bizi izleyenlere  tavsiye ediyorum.17-25 Aralık 2013’te yargı ve emniyet teşkilatları eliyle sinsi bir darbe teşebbüsüne maruz kaldık, dik duruşumuzla bu saldırıyı boşa çıkardık. Bu cinnet dönemini geride bıraktığımıza inanıyorum. Kadim Türkçe’nin önemli bir zenginliği olarak gördüğümüz Osmanlı Türkçesi’nin okullarda öğretilmesini önemli bir adım olarak görüyorum.

Türkçemizde internet ortamı başta olmak üzere pek çok mecrada yeni bir bozulma süreci yaşıyoruz. Bu konuda aileden, okula, basın yayın kuruluşlarından iş dünyasına kadar herkese düşen önemli görevler var. Tabelalarda, konuşmalarda şahit olduğumuz yabancı kelime kullanma hastalığı tahammül sınırlarını aşan boyuta ulaşmıştır. Tabii, sayın Cumhurbaşkanı siz ne işe yarıyorsunuz diyeceksiniz.

Sigara konusunda da kampanya başlatmıştık. En yakın arkadaşlarımız dahi konuşuyoruz, konuşuyoruz, söz diyor, bir ay sonra yine afedersiniz leş gibi sigara kokuyor. Gençler sizleri çok seviyorum. Okulların önünde elinde sigara gördüğüm zaman kahroluyorum. Ciğerlerini, kalbini adeta tehdit ediyor. Buna fırsat vermeyin. Allah’ın bizlere emameti olan bu vücudu hep beraber kullanalım. Kızlar, siz zaten içmiyorsunuz biliyorum.

“İSİMLERİN DEĞİŞTİRİLMESİ YÖNÜNDE TAVSİYEDE BULUNUYORUM”

Türkçe dışı tabelalar gördüğüm mekanların sorumlularına bu isimlerin değiştirilmesini, bugün sesleniyor ve tavsiye ediyorum. İnternet cafe. Cafe. Bizim kıraathanemize ne oldu? Vardı ya bizim kıraathanemiz. Kırathaneler kumar oynama yeri değildir, okuma yeridir. Oralarda hem kitaplarımızı okuyalım, hem çayımızı hem kahvemizi içelim hem de okula gidelim. Şimdi evler bile adeta cafe house oldu.Böyle şey olur mu? Bu konuda arzu ettiğim hassasiyeti henüz göremediğimi de ifade etmeliyim. Bu işin de üstesinden el birliği ile geleceğiz, bunu başaracağız.

 

“17-25 ARALIK’TA SİNSİ BİR DARBE TEŞEBBÜSÜNE MARUZ KALDIK”

17-25 Aralık’ta yargı ve emniyet teşkilatları ile sinsi bir darbe teşebbüsüne maruz kaldık. Dik duruşumuzla bu sinsi saldırıyı boşa çıkardık. Ardından 15 Temmuz gecesi bir daha asla yaşamayacağımızı varsaydığımız türden bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldık. FETÖ mensupları Pensilvanya’dan aldıkları talimatla, uçaklarla, helikopterlerle, tanklarla, silahlarla ülkenin meşru yönetimini devirmek üzere harekete geçtiler.

Bu defa daha önceki darbelerin hiçbirinde görülmemiş bir hadise yaşandı. Şahsım böyle bir darbe girişimini asla kabul etmedim ve tüm devlet mekanizmalarını harekete davet ettik, milletimi de meydanlara, caddelere davet etmek sureti ile o engin feraseti ile milletim bunu atlattı. O gece liseli gençlerimiz de meydanlardaydı.

Onlar da bu darbeye karşı koydu. Cep telefonu aracılığıyla televizyon kanallarını kullanarak milletimizle buluştuğumuz an darbe teşebbüsünün ortadan kaldırıldığı andır. İstanbul’a indik ve havalimanında bizi karşılayan on binlerce milletimle birlikte darbecilere karşı tarihi bir meydan okuması yaptık.

“MİLLETİMİZ TÜM FERTLERİ İLE GERÇEKTEN DESTAN YAZMIŞTIR”

Milletimiz tüm fertleri ile gerçekten destan yazmıştır. Şimdi de liseli öğrencilerimiz bu destanı denemeye, şiire, hikayeye dönüştürerek ebedileştiriyor. Türkiye’nin darbeler ve muhtıralar döneminin ardından doğan nispeten istikrarlı bir ortamında büyüyen sizlerin bu tür durumlarda ne yapacağı sorusu orta yaşın üstündeki büyüklerin zihnini zorluyor.

15 Temmuz’da gördük ki, özlerindeki kahramanlık ve cesaret ateşini yakabilmektedir. Bunu siz başarabiliyorsunuz. Üzerindeki kül savrulduğunda altından çıkan o kor ateş, bize ezanımızın, bayrağımızın, devletimizin bizatihi milletimizin güvencesi altında olduğunu göstermiştir.

AP’YE AFRİN RESTİ 

Afrin’de şimdiye kadar 3 bin 525 teröristin öldürüldü.  Avrupa Parlamentosu’nda Afrin ile alakalı  olarak bizim oradaki harekatı durdurmamız istenecekmiş, isteniyormuş vesaire.  Genişlemeden sorumlu bayan var bir tane o da böyle arzuda bulunmuş. Boşuna  heveslenmeyin, işimiz bitmedikçe oradan çıkmayacağız. Türkiye şamar oğlanı değildir. Ey Avrupa Parlamentosu sen benden hangi yükü aldın ki bu sözü söylüyorsun. Türkiye’ye Avrupa  Parlamentosunun söyleyebileceği hiçbir söz yoktur ve bu sözlerin hepsi de bizim  bir kulağımızdan girer, öbüründen çıkar.

Cevap bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.