Çok Kültürlü Televizyon

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diktatör görmek isteyen zorla parti değiştirtenlere bakmalı

867.686

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda milletvekillerine hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle;

AK Parti Merkez Yürütme Kurulumuzun kıymetli üyeleri, değerli il başkanları, kadın ve gençlik kollarımızın kıymetli il başkanları değerli il genel meclis ve il belediye başkanlarımız sevgili yol ve dava arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla hasretle muhabbetle selamlıyorum.

Nisan ayı genişletilmiş il başkanları toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum.

Bu toplantımızı erken seçim kararından çok önce il başkanlarımızla her ay düzenli olarak yaptığımız buluşmalardan biri olarak takvimimize kaydetmiştik.

“Bizim siyasetimizin temelinde ortak akıl, demokrasi vardır”

AK Parti malum, meclis grubundan merkez yürütme kurulu ve merkez karar yönetim kuruluna kadar il başkanlarından belediye başkanları toplantılarına, milletvekilleriyle gerçekleştirdiği kamplarına kadar tüm kurumsal istişare mekanizmalarını hassasiyetle işleten bir partidir. Çünkü bizim siyasetimizin temelinde ortak akıl vardır. Demokrasi vardır. Her türlü görüşe teklife tenkide açık olma vardır. Partimizde ülkemizde ve milletimize yönelik hizmet yolunda bir bayrak yarışı olarak kabul ettiğimiz görev değişimleri de bu anlayışla yapılır. Genel başkan olarak konusuna göre hangi yetkili kurulumuzda değerlendireceksek oradaki arkadaşlarımı dinlemeden müzakere etmeden herhangi bir karar aldığımız vaki değildir. Bu toplantılarda tam bir özgürlük içinde herkes fikrini söyler. Tabi tüm bu değerlendirmelerin sonunda alınan karar ise şahsım başta olmak üzere herkes için bağlayıcıdır. Mesela erken seçim kararında o dar zamanda tüm bu istişare kanallarını harekete geçirdik. Grup konuşmamın hemen ardından başlayarak seçim tarihini açıkladığımız ana kadar sayın başbakanla grup başkanvekillerimizle genel başkan yardımcılarımızla hukukçu arkadaşlarımızla sürekli istişare halinde olduk.

“Diktatör görmek isteyen zorla parti değiştirtenlere bakmalıdır”

Siyasette kimse layüsel değildir. Şayet siyaset tek kişilik bir oyun olsaydı o zaman ne partiye ne teşkilata ne bunca insana ve bunca emeğe ihtiyaç kalırdı. Genel Başkan olarak görevim partimizin ve milletimizin ortak beklentilerine ortak çıkarlarına en uygun çözümü bulmak ve formüle etmektir. Siz bakmayın bazılarının AK Partiyi tek adamlıkla suçlamalarına. Bu ülkede diktatör görmek isteyen bir gecede 15 milletvekiline partisine, milletimize hiçbir gerekçe göstermeden siyaset mühendisliği ürünlerle zorla parti değiştirenlere bakmalıdır. AK Parti’deki kendi teşkilatının ve milletimizin tercihlerine saygıya dayalı siyaset tarzının yanından bile geçemeyecek olanların Allah göstermesin bu ülkenin yönetimine gelmesi halinde neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyoruz. Herşey ortada, 15 milletvekili bunları sen seçmedin. Bunları kim seçti? Millet seçti. Sen bunları ağlatarak kendi evinden kabul edemeyeceği bir yere ihraç ediyorsun gönderiyorsun. Böyle bir anlayış olabilir mi? Ama diktatörler bunu yapar. İşte milletimiz bu durumu gördüğü için ülkeyi yönetme emanetini 15 yılı aşkın süredir AK Parti dışında kimseye vermiyor. 

“24 Haziran seçimleri durduk yere ortaya çıkmış değildir”

Sadece 7 Haziran seçimlerinde kısa bir belirsizlik dönemi yaşandı. Bunun faturasının ağırlığını da hep birlikte gördük. Henüz hükümeti kurmayı bile becerememiş olanların ülkenin siyasi, sosyal, ekonomik dinamiklerine nasıl sinsice saldırdıklarını hep beraber takip ettik. Yaklaşık 4 ay sonra milletimiz yeniden emaneti ehline teslim ederek bu haramzadelere dersini vermiştir. 24 Haziran seçimleri durduk yere ortaya çıkmış değildir. Türkiye bu noktaya gerçekten çok hayati gerçekten tarihi hadiselerin ardından ulaşmıştır. 2014 yılı Ağustos ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaya çıkan tablo ülkemizde yönetim sistemi değişikliğinin kaçınılmaz hale geldiğini zaten göstermişti. 2015 yılında ardı ardına yaşadığımız 2 seçim sistemin zaafiyetlerini bir kez daha milletimizin önüne serdi. Terör olaylarının ve sınırlarımız ötesinden gelen tehditlerin yoğunlaşması sebebiyle dikkatimizi ve enerjimizi milletimizin ve devletimizin bekası mücadelesine verdiğimiz için bu sistem tartışmasını gündemimizin alt sıralarına itmek zorunda kaldık. Biz terör örgütleriyle mücadele ederken birilerinin de başka hesaplar içinde olduğunu 15 Temmuz darbe girişimi ile hep birlikte müşade ettik. Milletimiz büyük bir kahramanlık destanı yazarak FETÖ ihanet çetesinin başlattığı darbe girişimini püskürtürken bize de çok önemli sorumluluklar yükledi. Bu süreçte MHP ile yakın ve verimli bir işbirliği yapma fırsatı bulduk. Böylece yönetim sistemi değişikliği için mecliste ihtiyacımız olan desteğe de kavuşmuş olduk. 15 Nisan halkolyaması ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçme kararımız milletimiz tarafından da onaylanmıştır. Hatta bununla kalmadık. Seçim ittifaklarını hukuki zemine kavuşturarak milletimizin karşısına gizli kapaklı anlaşmalarla değil şeffaf bir şekilde çıkılabilmesine imkan da sağladık.

“Derdimiz koltuk değil tam aksine huzur ve refahtır”

Ana muhalefet partisinin eskiden beri sergilediği hadi seçime gidelim tarzındaki kurusıkı efelenmelerini yenilen pehlivan güreşe doymazmış hesabı biz ciddiye almıyorduk. Ancak MHP’nin yaptığı erken seçim çağrısı ülkede üzerinde önemle durmamız ve dikkatle değerlendirmemiz gereken farklı bir iklimin oluşmasına yol açtı. Esasen Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak bizim önümüzdeki veya önümüzde milletimizden aldığımız yetki ile kullanabileceğimiz daha 1,5 yılımız vardı. 1,5 yıl daha koltuğumuzda oturabilirdik. Ama dert koltuk değil. Dert tam aksine ülkede huzur, refah nasıl olacak bu. Hodri meydan mı diyorsun. İşte meydan çık. Erken seçim demek bu 1,5 yıldan vazgeçmek anlamına gelmiyordu. Üstelik bizim her fırsatta milletimize seçimleri zamanında yapma taahhüdümüz vardı. İşte yapamama da nereden kaynaklanıyor? Bu sistemden kaynaklanıyor. Siyasetin bir idealleri bir de mümkünleri, imkanları olduğunu biliyoruz. 

“17 Nisan’da yapılan çağrıya 18 Nisan’da cevabımızı verdik”

Bizim idealimiz, seçimleri vaktinde yapmaktı. Ama şartlar bizi erken seçim çağrılarını daha fazla karşılıksız bırakamayacağımız bir noktaya getirdi. Uzun süreli erken seçim havasının ülkemiz ve milletimize çok ağır maliyetleri olacağı için bu gündemi Türkiye’nin önünden süratle kaldırmaya karar verdik. Böylece 17 Nisan’da yapılan çağrıya 18 Nisan’da cevabımızı tarihi ile birlikte vererek ülkemizi bu önemli tartışmadan çıkarmış olduk. Bir kez daha 24 Haziran seçimlerinin ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum.

“AK Parti seçimden seçime milleti hatırlayan bir parti olmamıştır”

AK Parti tarihinin hiçbir döneminde milletimize müraacat etmekten kaçınmamıştır. Üstelik AK Parti diğer partiler gibi seçimden seçime milleti hatırlayan bir parti de asla olmamıştır. Bizler teşkilatlarımızla belediye başkanlarımızla milletvekillerimizle, bakanlarımızla bizzat şahsımla sürekli milletimizin içindeyiz. Sadece son 5 ayda il kongrelerimiz vesilesiyle şahsımın 49 ilimizi sayın başbakanın da 29 ilimizi ziyaret etmiş olması bu durumun müşahas örneğidir.

“Muhalefetin bu ülkede Sorosları çoktur”

Türkiye’de sosyal fay hatlarını derinleştirmek için uğraştılar. Dikkat edin başaramadılar. Türkiye’yi bölücü terör örgütünü kullanarak çukurlara mahkum etmek istediler. Yine başaramadılar. Türkiye’yi FETÖ ihanet çetesi ile teslim almak istediler bunun için yüzlerce vatandaşımızın kanını dahi döktüler. Her seferinde başarısızlığa uğradılar. Türkiye’yi güney sınırları boyunca bir terör koridoru ile kuşatmaya çalıştılar. Yaptığımız hamlelerle bu oyunu da kökünden kazıyarak bozduk. Türkiye’yi her fırsatta ekonomi üzerinden vurmak için uğraştılar. Milletimizle ve iş dünyamızla bir olup buna da fırsat vermedik. Ellerinin ayaklarının birbirine dolaşmasından anladığımız kadarıyla şimdi tüm umutlarını 24 Haziran’a bağladılar. Şunu unutmayın muhalefetin bu ülkede sorosları çoktur. Bunlar sadece içeriden değil aynı zamanda dışarıdan destekli Soroslardır. Bunların kim olduğunu, hangi kaynaklardan beslendiğini de gayet iyi biliyoruz. Gün ola harman ola.

“Türkiye’yi her fırsatta ekonomi üzerinden vurmak için uğraştılar”

Tüm güçlerini, Türkiye’yi yönetmeye talip olmak üzere değil, sadece ve sadece şahsıma ve AK Parti’ye olan husumetlerini ortaya dökmek için seferber etmiş durumdalar. Buradan ilan ediyorum, yine başaramayacaksınız. 

“Senden daha iyisi olur mu? Sen bu tanımın ta kendisisin”

Bakıyorsunuz anamuhalefetin başındaki zat kendine göre cumhurbaşkanı tanımı yapıyor. Ya sen bu tanıma en uyan insansın, niye olmadın? Senden daha iyisi olur mu? Sen bu tanımın ta kendisisin. Cumhurbaşkanı adayı belirlemek için yaptıkları mesainin yarısını ‘bu kişi milletin karşısına çıktığında ne söyleyecek, cumhurbaşkanı olduğunda ne yapacak’ sorularının cevaplarına hasretseler, belki daha çok mesafe katedecekler. Ama öyle bir derde, niyete, vizyona kesinlikle bunlar sahip değiller.

“24 Haziran inşallah bizler için yeni bir milat olacak”

Türkiye’nin yeni döneminin; yürütmenin daha etkin, yasamanın bu noktada daha itibarlı, yargının daha bağımsız çalıştığı bir dönem olacağını özellikle hatırlatmak isterim. 24 Haziran inşallah bizler için yeni bir milat olacaktır, hiç endişe etmeyin.

Kaynak: TRT Haber

Cevap bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.