Çok Kültürlü Televizyon

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunların derdi doğrudan doğruya Türkiye’dir

7.556

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sınırlarımızın dibinde kurulmaya çalışılan terör koridoru da bu senaryonun bir parçasıdır. Bunların derdi, doğrudan doğruya Türkiye’dir.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Tekirdağ’da düzenlenen mitinginde halka hitap etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

“Bu vatanı bize çok görenler boş durmuyor”

Tekirdağ, kadim bir Türk yurdudur. Ama aynı zamanda Tekirdağ, ülkemizin topraklarının tamamı Avrupa’da olan 3 şehirden biridir. Sizlerin buradaki varlığı, birliği, dirliği, temsil ettiğiniz değerler, Yeni Zelanda’da cami basıp Müslümanları katleden teröristin bile zoruna gitmiş.

Bu katliamda kullandığı silahını da 2. Viyana Kuşatmasının tarihinden Haçlı seferlerinin zalim isimlerine kadar bilinen tüm Türk ve Müslüman düşmanlarıyla süslemiş. Geride bıraktığı bildiride de, boğazın batısına geçerseniz sizi öldüreceğiz. İstanbul’a geleceğiz, tüm camileri, minareleri yıkacağız diye zırvalamış. Be namussuz, Yeni Zelanda nere, Türkiye nere. İstanbul nere, Tekirdağ nere, Yeni Zelanda nere…

Nasıl oluyor da dünyanın öteki ucundaki bir katil, bir cani Müslümanlarla ve Türklerle ilgili bunca fesatla kafası dolu olarak harekete geçirilebiliyor. Gördüğünüz gibi Tekirdağ’ı, İstanbul’u, aslına bakılırsa topyekun bu vatanı bize çok görenler boş durmuyor.

“22 milyon kilometrekareden 780 bin kilometrekareye geldik”

Balkan Harbi öncesi dört bir yanımızda tıpkı bugünün Tekirdağ’ı gibi, Edirne’si, Bursa’sı, Eskişehir’i, Kayseri’si, Erzurum’u gibi canımızın parçası olan şehirlerimiz vardı. Bugün hepsi sınırlarımızın dışında kaldı. Üstelik bunların çoğunu da tek kurşun atmadan kaybettik. Nereden nereye geldik biliyor musunuz? 22 milyon kilometrekareden 780 bin kilometrekareye geldik. Nereden nereye… Hale bak hale.

“Bugün Türkiye’ye saldırılıyorsa sebebi güçlenen Türkiye’dir”

Hamdolsun bugün Türkiye, bölgesinin hem güçlü hem de en müreffeh devletidir. Zaten bu olay, bugün Türkiye’ye saldırılıyorsa, Erdoğan’a saldırılıyorsa bunun sebebi güçlenen Türkiye’dir. Yakın çevremizde çalışmadan, üretmeden hak etmeden, tamamen oluk oluk akıtılan paralarla kurulan sahte refah düzenleri çatırdarken biz adım adım 2023 hedeflerimize yaklaşıyoruz. Üstelik de tüm maruz kaldığımız saldırılara, önümüze kurulan tüm tuzaklara, oynana tüm senaryolara rağmen bunu yapıyoruz.

“Bize verilen mesajlar ilk değildir”

Yeni Zelanda’daki saldırı ve bize verilen mesajlar ilk değildir. Hatırlayınız, İstanbul’un sokaklarına “zulüm 1453’te başladı” sloganları Gezi olaylarında yazılmadı mı? Başlarında Bay Kemal’in de olduğu bu geziciler, “zulüm 1453’te başladı” derken neyi kastediyorlardı? Yani İstanbul’un Fethi, Bay Kemal’e ve onun sevenlerine göre bir zulümdü.

Şimdi sizlere daha farklı bir ispat yapacağım burada. Ülkemizde yakın tarihte yapılan en alçak saldırı olan 15 Temmuz darbe girişimini birileri alkışlarla karşılamış, başarısız olunca da “kontrollü darbe” diyerek işi tersine çevirmeye çalışmıştır. Kimdi bu? Bay Kemal… Bay Kemal’e göre kontrollü darbeydi. Madem kontrollü darbeydi de Yenikapı’ya neden geldin Bay Kemal? Yenikapı’dan sonra niye kaybolup gittin? 15 Temmuz gecesi, şahsım Atatürk Havalimanı’na indiğinde dediler ki, 23.15’te Bay Kemal buraya geldi.

Sonra da FETÖ’cülerin tankları arasında çıkıp gitti. Nereye? Bakırköy Belediyesi’ne… Bakırköy Belediyesi’nde o kahvelerini yudumlarken bu kardeşiniz, damadım, eşim, kızım, torunlarımla beraber biz de Atatürk Havalimanı’na indik. F-16’lar üstümüzde uçuyordu, helikopterler üstümüzde uçuyordu ama milletimiz oradaydı. Biz Allah’a ve halkımıza dayanarak oraya indik. Yılmadık, korkmadık.

“Bu ne ilktir ne sondur”

Avustralya’da 49 tane Müslüman kardeşimiz şehit edilmiş olabilir. Ama bu ne ilktir ne sondur. Rabbimiz ne buyuruyor; Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz. Onların bütün rızkı, her şeyi Allah’a aittir. Mesele bu. Ama bunu Bay Kemal anlamaz. Onun için de Bay Kemal tankların arasından çekip gider.

“İstanbul’a 3 gün bir gelmiş, 40 gün bir gelmiş”

Hepsi bizim şehidimiz, hepsi Müslüman. Cuma namazında bunları bu alçaklar örgütlü bir eylemle tarıyorlar. İstanbul’a 3 gün bir gelmiş, 40 gün bir gelmiş. Şimdi çalışmalar yapılıyor. Bunun bağlantısı nerelerle var, çıkaracağız. Ama tabi Yeni Zelanda’dan bunların hesabının sorulmasını istiyoruz. Öyle kuru kuruya, şöyle bir müddet yatsın, ondan sonra çıksın. Olmaz böyle şey. 49 insan… Bu bir katliam, bunun hesabının sorulması lazım. Aksi takdirde bu gidiş iyi bir gidiş değil.

“Bu namussuzlar böyle dedi diye biz adım atmayız”

Bu işin bir siyasi boyutu var, yanı var. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksın, ‘Ayasofya’yı dolduralım’ diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgah. Biz ne zaman neyin nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz. Bu namussuzlar böyle dedi diye biz adım atmayız.

“Bunların derdi, doğrudan doğruya Türkiye’dir”

Avrupa’da her gün vatandaşlarımıza, onların derneklerine, camilerine, iş yerlerine yönelik saldırıların haberlerini alıyoruz. Sınırlarımızın dibinde kurulmaya çalışılan terör koridoru da bu senaryonun bir parçasıdır. Bunların derdi Tayyip Erdoğan değildir. Bunların derdi AK Parti veya Milliyetçi Hareket Partisiyle birlikte kurduğumuz Cumhur İttifakı da değildir. Bunların derdi, doğrudan doğruya Türkiye’dir. Türk Milleti’dir.

“Yahu senin o Avustralyalı senatörden ne farkın var?”

Terbiyesize bak ‘İslam dünyasından kaynaklanan terör’ diyor. Yahu senin o Avustralyalı senatörden ne farkın var? Şu hale bak ya, ne günlere kaldık? Terörün kaynağının İslam dünyası olduğunu söyleyecek kadar izanını kaybetmiş, kendini kaybetmiş olan birisi, halkının yüzde 99’ü Müslüman olan bu ülkede siyaset yapıyor. Bay Kemal, sen terörün kaynağının İslam dünyası olduğunu söylemeye ne yetkilisin, ne ehilsin. Sen önce kendini gözden geçir, kendini.

Ayrıntılar geliyor…

Yorum Yapin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.