Çok Kültürlü Televizyon

Başbakan Binali Yıldırım: ABD, aleyhine oy verecekleri tehdit edecek noktaya geldi

994

Başbakan Binali Yıldırım Ankara Otel’de düzenlenen İTÜ Mezunlar Zirvesi’nde konuştu. 

Başbakan Yıldırım’ın konuşmasının satırbaşları şöyle;

-İTÜ, Türkiye’nin son 40 yılına hükmetmiş, yönetimde siyasetçileri yetiştirmiş önemli yeri olan 244 yıllık geçmişi olan bir üniversite. Türkiye’nin yüz akı medarı iftarı olan bir üniversite. 

-AK Parti iktidarının 15 yıllık döneminde bakan, başbakanlık seviyesinde 8 tane arkadaşımız kabinelerde görev aldı. Benimle beraber de 6 arkadaşımız görev aldı. Teknik üniversite mezunu arkadaşlarımız bakan olarak görev yapıyor. 

-Sadece teknik konularda değil, sosyal alanlarda da sesini duyuran bir üniversite. Konservatuarlarımızda müzik, sinema, sanat dünyasının sayısız ismi yetişmiştir. 

-Merhum Oğuz Atay’ı da saygıyla yad etmek istiyorum. Prof. Dr. Mustafa İnan’ın da romanını yazmıştır. Teknik üniversitenin de romanı niteliğini taşıyor. Akla bir başka isim daha geliyor, Orhan Pamuk. Her ne kadar üniversiteyi bitirememiş olsa da Nobel Ödülü aldı. Üniversiteyi bitirememiş ama Nobel Ödülü alıyor. Bitirse siz düşünün. 

-Bütün hocalarımızı, ahirete göçen ve bizim yetişmemizde emeği olan, akıl teri, alın teri olan bütün hocalarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. 

-Hakikaten üniversitenin geçmişi çok önemli. Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez. Hem geçmişimizi bileceğiz hem de geleceği okuyuacağız, göreceğiz. Ülkemizin 2023 hedeflerini yakalayacak mühendisler olmalıdır. Bu kapsamda İTÜ emin adımlarla devam ediyor. 

-Son 15 yılda Türkiye’de alt yapıda yapılan ne varsa, 25 bin kilometreye ulaşan bölünmüş yol, hızlı tren, tünel ve dünyanın sayılı havalimanları, iletişim, Türkiye’nin gelecek yıllarını garanti altına alan bütün alt yapı projelerinde diyebilirim ki teknik üniversitelerin imzası var. 

-Türkiye’nin kalkınması, refahı, huzuru da üniversitelerimizin bilgi üretmesine bağlı. Gençlerimize iyi bir gelecek sağlamak için biz de 15 yıldır milletimizden aldığımız güçle çalışıyoruz, gayret ediyoruz. 2016 yılı yeni bir rapor yayınlandı. Eğitim harcaması 160 milyar liraya ulaştı. OECD’nin raporudur. OECD ortalaması ise 5,2. Yani OECD ortalamasının üzerinde eğitime kaynak ayırıyoruz.

-Türkiye’yi tam 3 kat büyüttük. Her ilimizde üniversite olmalı dedik ve sayıları arttırdık. Bundan sonra artık kaliteye daha fazla önem vermemiz lazım. 158 bin akademisyenimiz öğrencilerimizi geleceğe hazırlıyor. Ülkemizin hayallerini gerçekleştirmenin peşindeyiz. Üçüncü çeyrek büyümemiz dünyada bir rekor oldu, yüzde 11,1. Bu, hiçbir ülkede gerçekleşmeyen bir şey. Ülkemizde de son 6 yılda yakalanan en büyük büyüme oranı. Bu büyüme oranının tesadüfi olmadığını da ifade etmek isterim. Bazıları bunu da tabii sulandırmaya çalışıyorlar ama ne yaparsa yapsınlar, bu büyümenin arkasında güçlü bankacılık sistemi var, sağlıklı kamu maliyesi var, dinamik genç nüfus yapısı var, iş yapımına uygun birikim ve kültür var, mali teşvikler var.

-Demokrasi, vesayet unsurlarının elinde geçtiğimiz yıllarda bir oyuncak haline gelmişti. Bütün özgürlüklerin önünde engeller vardı, ekonomik krizleri aşa aşa bugünlere geldik. Diğer yandan hizmetleri tamamlayarak ülkemizin daha üst sıralara yükselmesini sağladık.Türkiye’yi durdurmak isteyen her türlü girişime karşı kararlı bir şekilde durduk ve Allah’a şükür en sonu 15 Temmuz olmak üzere bütün darbe girişimlerinin arka sayfalarına göndermiş olduk. 

-Dünyada küresel krizden sonra, 2008’den sonra sadece 10 büyük proje yapıldı. Bakıyorsunuz bu projelerin 6 tanesini Türkiye yapmış. Denizin 106,5 derinliğinden bu kadar kısa mesafede geçebilen ve sıfır hatayla tamamlanmış bir projeden bahsediyoruz. Bu da Türk mühendisliğinin eseridir. 

-Neden Türkiye dünyanın en büyük havalimanını yapıyor, diye soruyorlar, bu geleceği görmek ile ilgili bir durum. İstanbul’a yapılacak 3. havalimanı ile birlikte Türkiye dünyada havacılığın merkezi olacak. 

-Diğer kaynaklar yok olur gider ama insan kaynağı, insan kapasitesi nesilden nesile büyümesi için en güzel kaynaktır. Amacımız terörü de gündemden düşürmek ve bütün kaynağımızı ülkemizin kalkınması için daha güzel işlerde kullanmak. 

-Son dönemde tarihi İpek Yolu’nu canlandırmak için büyük bir faaliyet içerisindeyiz. Biliyorsunuz Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun açılışını yaptık. Orta Asya ile daha önce demiryolu bağlantımız yoktu. O yüzden bu demiryolu Çin’den devam eden İpek Yolu’nun yeniden inşası anlamına geliyor. 

-Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye’de 100 milyar dolar civarında bir yatırım söz konusu. 

-Bakın ABD’nin tek taraflı aldığı Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapan karar, İİT Zirvesi’nde bir kez daha reddedilmiş ve Doğu Kudüs, Filistin’in baş şehri olarak ilan edilmiştir. Amerika, BMGK’da 14 güvenlik konseyi üyesinin yanında yalnız kalmış ve son çare olarak Amerika aleyhinde oy verecekleri tehdit edecek noktaya gelmişlerdir. “Ayağınızı denk alın” diyecek kadar işi zıvanasından çıkarmış gözüküyor. Ne kadar güçlü olursanız olun her ülke egemendir kendi bayrağı vardır, bağımsız kararını verecek yetkiye sahiptir. Güçlü olmak haklı olmak anlamına gelmez. Bu yanlışların mutlaka dünyanın vicdanında düzeleceğini bugün olmazsa yarın düzeleceğini, bunun da öncülüğünü biz Türkiye olarak biz gayret edeceğiz. 

TRT Haber

Cevap bırakın