Çok Kültürlü Televizyon

Sarraf’ın savcılıkla yaptığı işbirliğinde kirli detaylar

13

ABD’deki “Ambargo” davasında sanıkken tanık olan Rıza Sarraf’ın savcılıkla işbirliğinden dolayı fiziksel bir zarar söz konusu olduğunda “Tanık Koruma Programı” kapsamına alınabileceği ortaya çıktı. Bu durumda kendisi, ailesi ve sevdiklerine yeni kimlik verilebilecek ve başka bir yere yerleştirilebilecekler.

Detaylar mahkeme kayıtlarında

Kendisine yöneltilen 7 suçlamayı da kabul ederek tanıklık yapan Sarraf’ın savcılıkla yaptığı işbirliği anlaşmasının detayları mahkeme kayıtlarına geçti.

Sarraf’ın suçlarının ve bu suçlar için istenen hapis cezalarının tek tek sıralandığı anlaşmada, yedi suçun toplamda 130 yıl hapis cezası olduğu belirtildi.

Anlaşmasıya bağlı kaldığı takdirde ifadesindeki hiçbir bilgi Sarraf’a karşı kullanılmayacak

Mahkeme tarafından belirlenecek zararı yine mahkemenin belirleyeceği plana göre ödeyeceği ifade edilen anlaşmada, Sarraf’ın işlediği suçlardan elde ettiği tüm gelir ve mal varlıkları üzerindeki hakkını kaybedeceği belirtildi.

Sarraf’ın kendi ve başkalarının eylemlerinin tamamını dürüst bir şekilde anlatacağı, savcılık, FBI ve diğer bütün kurumlarla işbirliği yapacağı ve katılması istenen toplantılarda hazır bulunacağı ifade edilen anlaşmada, Sarraf’ın talep edilen belge, kayıt ve delilleri savcılıkla paylaşacağı kaydedildi.

Anlaşmada, Sarraf’ın jüri üyeleri karşısında doğru ifade vereceği ve bundan sonra hiçbir şekilde suç işlemeyeceği bunun karşılığında işbirliği anlaşmasına bağlı kaldığı takdirde ifadesindeki hiçbir bilgininin ona karşı kullanılmayacağı garantisi verildi.

Sarraf, “Tanık Koruma Programına” alınabilir

Anlaşmada, “Sarraf’ın savcılıkla yaptığı dürüst işbirliği nedeniyle kendisi, ailesi ve sevdiklerine şiddet, güç ve tehdit uygulanabilir. İşbirliği sebebiyle fiziksel bir zarar söz konusu olduğunda savcılık, Sarraf’ın yazılı talebi üzerine kendisinin, ailesinin ve sevdiklerinin güvenliğini sağlamak için makul ve gerekli adımları atacak. Bu adımlar Tanık Koruma Programını içerebilir. Onaylandığı takdirde Sarraf, ailesi ve sevdiklerine yeni kimlik verilebilir ve başka bir yere yerleştirilebilirler.” denildi.

Sarraf’ın yalan ifade görüşmesi

Davanın son duruşmasında Rıza Sarraf, tutuklu bulunduğu cezaevindeki bir gardiyana, Türk avukatı vasıtasıyla, yaklaşık 45 bin dolar rüşvet verdiğini açıkladı.

Türkiye’den diğer masraflarıyla birlikte gönderilen para ile bu rüşvetin ödendiğini anlatan Sarraf, “45 bin dolar karşılığında bu gardiyan bana alkol getirdi. Birkaç kere de gardiyanın cep telefonunu kullandım. Eşimle, kızımla görüntülü, Türkiye’deki bir avukatımla, bir kere de dayımla ve ablamla görüştüm, hatırladığım kadarıyla.” dedi.

Cezaevinde uyuşturucu madde kullandığını da kabul eden Sarraf, “Bunun kanunen bir suç olduğunu bilmiyordum. Cezaevi kuralı olabilir.” dedi.

Atilla’nın avukatları, Sarraf’ın hapishanedeki telefon görüşmelerinin kayıtlarına ilişkin mahkemeye bir mektup sunmuştu.

Savunmanın avukatlarının sunduğu mektupta, 15 Eylül 2016’da Sarraf ile Ahad isimli bir kişi arasında geçen telefon konuşmasında Sarraf’ın “ABD’de hapishaneden çıkmak ya da daha az ceza almak için işlemediğin suçları kabul etmek zorundasın” dediği ortaya çıkmıştı.

Yalan ifade vermeye istekli

Mektupta Sarraf’ın “daha az ceza alabilmek için yalan ifade vermekte istekli olduğu” anlaşılıyordu.

Ancak, mahkemenin elektronik belgelere erişim sistemine yüklenen mektup, kısa süre sonra mühürlenmiş ve kamu erişimine kapatılmıştı.

Hakim Berman, savunma ile savcılık makamları arasında tartışmaya neden olan ve düne (salı) damgasını vuran Sarraf’ın cezaevindeyken yaptığı bazı telefon görüşmeleriyle ilgili yazılı kararını açıkladı.

Buna göre Berman, Sarraf’ın, ABD’deki durumunu kastederek, “hapishaneden çıkmak ya da daha az ceza almak için işlemediğin suçları kabul etmek zorundasın” dediği telefon görüşmelerine ilişkin hem savunma hem de savcılık makamının mektuplarının açık olmasına karar verdi.

Kaynak: AA

Cevap bırakın