Çok Kültürlü Televizyon

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bağımsız Filistin devleti kurulana kadar mücadele sürecektir

8

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’daki Dünya İnsan Hakları Günü programında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar:
– Ülkemizin büyüme rakamıyla Türkiye üçüncü çeyrekte dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olmuştur. Büyümede yatırımcıların ciddi katkısının olması elde edilen başarının kalıcılığına işaret ediyor. Ülkemizi zayıf göstermek için çalışan iç ve dış fesat odaklara en güzel cevabı verdik. Türkiye kendisine güvenen inan hiçkimseyi hayal kırıklığa uğratmamıştır. Bizimle birlikte olanlar kazanacak bizim karşımızda olanlar kaybedecektir. 
– Dünya İnsan Hakları gününü Kudüs’te insan haklarının ayaklar altına alındığı bir dönemde anıyoruz. Filistinli kardeşlerimize selamlarımı iletiyorum. Kudüs’te sergilenen vandallığın, zulmün ilelebet devam etmesi mümkün değildir. Bugün kendilerini Kudüs’ün sahibi sananlar yarın arkasına saklanacakları ağaç dahi bulamayacaklarını bilmelidirler. 
– 2. dünya savaşından bu yana Kudüs öyle büyük acılara maruz kalmıştırki yüreklerden feryatlar yükselmiştir. Kudüs’ü Müslümanlara ve diğer dinlerin mensuplarına zindan edenler ellerine bulaşan kanı asla temizleyemeyeceklerdir. ABD kararıyla işte dökülen bu kana ortak olmuştur. Bu kararı asla tanımıyoruz. tanımayacağız. Trump’ın bu açıklaması bizi bağlamaz. Kudüs’ü de, İslam dünyasınıda bağlamaz. Sen çalarsın sen oynarsın. 1967 sınırları içerisinde başkenti doğu kudüs olan egemen bir filistin devleti kurulana kadar bu mücadele bitmeyecektir. ABD’nin ve Avrupa’nın en başından beri İsrail’in önünü açan politikaları vardır. Bu ülkeler BM kararlarına sahip çıkmış olsaydı bölgede zulümlerin önüne geçilebilirdi. Sene 1947 aslında nerdeyse İsrail diye bir yer yok gibi ama ondan sonra başladı ve Filistin lime lime bölünerek öyle bir noktaya geldi ki noktacıklar halinde ve genelini tamamıyla adeta İsrail’e vermiş durumdalar.
– Bunu Batı yaptı. Hiçbir ülke tanımadığı halde bu kararı biz yaptık oldu diyerek buraya geldiler. Türkiye olarak bu konudaki tepkimizi hem kendi adımıda hemde İİT çatısı altında dile getiriyoruz. Çarşamba günü düzenlenecek zirvenin bu bakımdan bir dönüm noktası teşkil edeceğine inanıyorum. Mazlumun yanında yer almayan hiçkimsenin ne insan hakları ne de küresel barış konusunda söyleyecek bir sözü olamaz. 
– Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta yaşanan insani dramlar karşısındaki duruşu başlı başına bir insan hakları efsanesidir. Mültecilere sahip çıkma konusunda bir ödül verilecekse bunu hakeden Türkiye’dir. İnsan hakları meselesi de politiktir. Bunlar YPG’ye ödül verecek kadar ödülsüzdürler. Bunlar bir terör örgütünü bir başka terör örgütüyle yok etme gafletine girecek kadar barıştan uzaktırlar. İstediği kadar nükleer başlığı olanlar olsun güçlü olan haklı olandır. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. İtirazımızı tüm dünyada dile getiriyoruz. 
– Kılıçdaroğlu sen daha hayatında bu mültecilerle ilgili ne yaptın? Mazlumlar için doğru dürüst hiçbir şey yapmadıkları halde dünya kamuoyunu yanıltmaya çalışanlara ders vermektir. Dünya İnsan Hakları günü hayırlara vesile olsun. 

Cevap bırakın