Çok Kültürlü Televizyon

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 17-25 Aralık’taki aynı tezgahı götürüp ABD’de kurdular

40

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle; 

-2019’a teşkilatımızın yenilenmiş olarak gireceğine inanıyorum. AK Parti milletin partsi olarak doğmuş ve bugünlerde bu şekilde gelmiştir. AK Parti milletin partisi olarak doğmuş ve bugünlere de bu şekilde ulaşmıştır. 

-Dünyada öyle bir değişim yaşanıyor ki kendimizi ve çıtamızı yükseltmezsek geride kalırız. Meseleye sadece parti meselesi olarak bakanlar AK Partiyi de Türkiye’yi de anlamıyorlar demektir. Partimize ve bize yüklenenlere milletimizin itibar etmemesinin anlamı da budur. Bizim için her seçim sadece güven tazelemek değil onunla birlikte yeni bir yol açma ve vites yükseltmek demektir. 

Rıza Sarraf davası

– 17-25 Aralık’ta hukuk kisvesi altında ülkemize tarihinin en büyük tuzaklardan biri kuruldu. Dik duruşumuz sayesinde bu tuzak başarısız olunca aynı tezgahı götürüp ABD’de kurdular.

Ana muhalefete tepki

– NATO’da yaşanan şahsım ve Atatürk’le ilgili skandal üzerine ilk defa milli bir tavır gösterebilecekleri ümidine kapılmıştık aradan 3 gün geçmeden gerçek tıynetleri ortaya çıktı bu hadiseyi de 15 Temmuz gibi tezgah diye yaftalamaya başladılar. 

– Aynı çevreler hepimizin gözü önünde yaşayan 15 Temmuza hala tiyatro diyebiliyorsa bu sözü onlara kimlerin söylettiğine bakmak gerekir. Bugün ülkemizi dünyada sıkıntıya sokan ne kadar hadise varsa arkasında FETÖ, PKK bulunuyor. Biz FETÖ’yü vatanımızdan söküp attık ama o kendi anavatanında faaliyetlerini sürdürüyor. Bize asıl can acıtıcı darbeler düşmanlarla hareket eden alçaklardan geliyor. 

– Ağaca balta vurmuşlar sapı bendendir demiş. Devletimize yönelik saldırıların ççoğunun gerisinde ya teşvik edici ya kullanılan olarak bağlantılı çevreleri görmekten üzüntü duyuyoruz. Ama Türkiye bunları ezip geçebilecek güçtedir. Hedefimiz ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırarak, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmektir.

– Hedefimize ulaşmak için ya bir yol bulacağız, yada bir yol yapacağız. Bizim önümüzü kapatmak isteyenlere en güzel cevabı yeni imkanlar geliştirerek vereceğiz. 

‘Soçi’ye giderek Türkiye-Rusya-İran üçlü zirvesini gerçekleştireceğiz’

– Geçtiğimiz hafta Rusya’nın Soçi şehriyle Kuveyt ve Katar’ı kapsayan bir seyahatımız oldu. Yarın 33. Bakanlar toplantısına katılacak hemen ardından tekrar Soçi’ye giderek üçlü zirvesini gerçekleştireceğiz. Dışişleri bakanları, Genelkurmay Başkanları üçlü toplandılar. Bölgemizin geleceği bakımından önemli görüşmeler yapacağız. Rusya ile kurduğumuz yakın ilişkiden elde ettiğimiz gelişmeler önemli. İran’da bunun içinde.

– Fransa ile de yakın dialog içindeyiz. Almanya, Belçika gibi ülkeler rahat işbirliği yapacağımız ülkeler olmasına karşın ırkçılığın pençesindeler. Buna rağmen hepsiyle de hem ikili hem AB çerçevesindeki ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz.

‘Niçin silah yüklü tırlar Suriye’ye geliyor?’

– ABD’nin bölgemizdeki izlediği politikanın yanlışlığını her seferinde paylaşıyoruz. DEAŞ’ın ortaya çıkış ve kayboluş süreci baştan sona soru işaretlerle dolu. DEAŞ’ı temizlediğinizi söyülüyordunuz. Niçin silah yüklü tırlar Suriye’ye geliyor? Bu silahlanmayı Kuzey Suriye’de hangi ülkeye karşı niçin yapıyorsunuz? Bunları izah etmeleri lazım. Kimse Türkiye’nin kendi bekasını ilgilendiren bu senaryolar karşısında eli kolu bağlı oturmasını bekleyemez. Fırat Kalkanı, DEAŞ balonunu söndüren ilk hamledir. DEAŞ’ın ne kadar kof bir yapı olduğunu gösteren Türkiye olmuştur. Artık DEAŞ, Suriye ve Irak’tan neredeyse atılmıştır. 

 

‘Ülkemiz terör örgütleri bahanesiyle yeni bir dizayna tabii tutulmaya çalışılıyor’

– Bir terör örgütü gitmiş yerine başka biri gelmiştir. Elinde yüzbinlerce vatandaşının kanı olan Esed yerli yerinde durmaktadır. Suriyeli muhalifler neredeyse terörist durumuna düşürülmüştür. Bu coğrafyada bunca kan bunca acı niye çekilmiştir? Akan kan kimin kanıdır? Bunun üzerinde durmayacakmıyız. Mesele terör değildir mesele mazlumların haklarının korunmasıda değildir. Zaten bildiğimiz bir gerçeğin artık inkarı mümkün olmayan teyidini görüyoruz. Mesele ülkemizin terör örgütleri bahanesiyle yeni bir dizayna tabii tutulmaya çalışmasıdır.

– Türkiye’yi küçümseyenlere, tehdit edenlere, NATO tatbikatındaki gibi terbiyesizliklere mesajımız şudur, tek devlet, tek bayrak, tek vatan. Bugüne kadar ellerindeki her imkanı kullandılar ama bunlara asla dokunamadılar. Bir kavmin mensubu olabilirsin bununla iftihar et. Ama bir kavmin diğer bir kavme üstün olduğunu söylemek bizde yoktur. Bizim bayrağımız şehdimizin kanın rengi, hilalimiz bağımsızlığımızın ifadesidir. 

‘Bu saldırılar aptalların değil ancak alçakların işi’

– Onlar saldırdıkça biz saflarımızı daha da sıklaştırdık, ileriye doğru kararlı adımlar attık. Biz bu oyunu en başından itibaren gördük. Hiç bir ahlakı ve kuralı olmayan oyunda ayakta kalmayı başardık. Türkiye’yi teslim alamadılar. Şimdi işi ülkemizi uluslarası alanda köşeye sıkıştırmakla kendi istedikleri yöne çekmeye çalışıyorlar. Bu saldırılar aptalların değil ancak alçakların işi olabilecek mahiyettedir.

– Biz herşeyin farkındayız. Konu biz olduğumuzda işler krize dönüşüyor. Sebebini biliyoruz, apaçık ortada. Bu işleri yapanlar herşeyin kağıt üzerinde yürüyeceğini sanıyorlar. Türkiye öyle sizin oyuncak gibi oynadığınız ülkelerden biri değildir. Bizim dostluğumuz ne kadar hasbi iste husumetimiz de o kadar şedittir. 

– Güç zehirlemesiyle hareket edenlerin sonu hüsran olacaktır. FETÖ, PKK gibi kırk yıllık emeklerinin ürünü olan örgütleri harcamayı göze aldılar. AB bize her fırsatta parmak sallıyor. Fonlarda kesintiye gitmişler ilk önce kendi ülkenizdeki teröristleri temizleyin. Diğer yöntemlerden de sonuç alamayacaklar. 

Kaynak: TRT Haber

Cevap bırakın