Çok Kültürlü Televizyon

CHP’li vekilin sözlerine tepki: ‘Asarım, keserim, denize dökerim’ bunlarla olmaz arkadaşlar

10

İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

Diline hakim olmayan memleketi iyi yönetemez, nokta. Milli iradenin üzerinde hiçbir güç yoktur.

Öyle “asarım keserim denize dökerim” bunlarla olmaz arkadaşlar.

‘Hayır oyu kullananlar teröristtir’ diye suçlama yapıldı, şunu söyledim ben: “Evet oyu kullananın da hayır oyu kullanan da başımın gözümün üzerinedir.” Hiçbir zaman kimseyi suçlamadım. Hiçbir arkadaşımın suçlamasına izin vermem, doğru da bulmam.

Referandum yapıyoruz, bir anayasa değişikliği geliyor. Bunu anlatacağız, konuşacağız, bir araya geleceğiz. Her arkadaşımın, her siyasetçinin diline hakim olması lazım.

Sadece içerisi değil, dışarısı için de böyle olması lazım. Üç tane alkış geldi diye diline hakim olamamak doğru değildir. O zaman o siyasetçi çabuk gaza gelir, memleketi felakete götürür. Sağduyulu olmak, artıyı eksiyi bir arada görmek tartmak hepimizin görevidir.

O nedenle konuşmayı tasvip etmediğimi, dün genel yayın yönetmenlerinin önünde de söyledim. Doğru bulmuyoruz. Bu memleketin huzura ihtiyacı var.

Devletlerin çıkarları vardır. Dış politikalarını bunun üzerine kurarlar. Ama asarım, keserim, vururum, öldürürüm, şuraya giderim, buraya giderim… Lafla peynir gemisi yürümez.

“OLAY BİR PARTİ MESELESİ DEĞİL ARKADAŞLAR”

Şimdi ben anayasa değişikliği konusundaki düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Bu saatten sonra, şu cümleden sonra CHP genel başkanı olarak değil, bayrağını vatanını ülkesini seven bir arada yaşama iradesini savunan demokrasiyi savunan bir vatandaş olarak konuşuyorum. Diyeceksiniz ki neden partinin genel başkanı olarak konuşmuyorsun, olay bir parti meselesi değil arkadaşlar. Bir seçim meselesi de değil, bir kişi meselesi de değil. Bir anayasa yapıyoruz. 12 Eylül 1980 anayasası kaç yıldır yürürlükte? Bu anayasa değişikliği geçerse, sonu belirsiz, bir süre yürürlükte kalacak. Biz anayasa değişikliğini hangi partiden, hangi kimlikten olursak olalım, hangi bölgede yaşıyorsak yaşayalım hepimizi ilgilendiren bir düzenleme.

“CUMHURBAŞKANI MİLLETİ TEMSİL ETSİN, BÜTÜN VATANDAŞLARI KUCAKLASIN DİYORSANIZ GİDECEKSİNİZ HAYIR OYU KULLANACAKSINIZ”

Ne var bu anayasa değişikliğinde? Topu topu 18 madde. Kendimize soru soracağız, aklımızla ölçeceğiz. Mesela şu soru, ‘cumhurbaşkanı taraflı mı olsun, tarafsız mı olsun’ Cumhurbaşkanı milleti temsil etsin, bütün vatandaşları kucaklasın diyorsanız gideceksiniz hayır oyu kullanacaksınız. Bunun partiyle, kişiyle, dönemle ilgisi var mı? Yok.

“TARAFSIZLIĞINI KORUDUĞU ZAMAN KİMSE BİR ŞEY DİYEMEZ”

Cumhurbaşkanı’nı kim seçti? Biz seçtik. Milletin seçtiği bir seçim tartışma konusu olur mu? Milletin tercihine herkes saygı duymak zorundadır. Neden Cumhurbaşkanlığı tarafsız olmalıdır? Çünkü Cumhurbaşkanlığı bizim ortak paydamızdır. Neden? Arabasında Türk bayrağı taşır. Neden? Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eder. Ben A partisindenim, o B partisinden seçildi, ben onu cumhurbaşkanı saymıyorum diyemezsiniz. Tarafsızlığını koruduğu zaman kimse bir şey diyemez.

Sayın Abdullah Gül seçildi değil mi? TBMM’de seçildi. Gitti koltuğa oturdu, tarafsızlığı karşısında güven verdi. Bir tartışma oldu mu? Olmadı. Vatandaşın gönlünde makamı var, bir şey diyor muyuz? Demiyoruz. Bizi davet ettiği zaman gittik mi? Gittik. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı makamının tarafsızlığı onun ortak değer olmasını sağlıyor. Eğer siz tarafsızlıktan koparırsanız ortak değer olmaktan çıkarmış olursunuz.

Anayasa değişikliğiyle seçilecek olan başkana arzu ettiği zaman Meclis’i feshedip seçime götürme yetkisi veriyoruz. Bu doğru mu? Yanlış, bunu düşünmemiz lazım. Mevcut anayasada da var bu. Ama şöyle der “Seçimlerden sonra 45 gün içinde hükümet kurulamazsa, cumhurbaşkanı memleket hükümetsiz kalmasın diye Meclis’i feshedip erken seçime götürebiliyor” Yeni düzenlemede hiçbir gerekçe göstermeye gerek yok.

Arzu ettiği zaman diliminde seçime götürebilecek. Bazı arkadaşlar şunu düşünebilirler ‘E ne olacak, Meclis’i feshedip seçime götürsün’ Şu soru çok önemlidir. TBMM, milletin iradesiyle seçilip parlamentoya giden insanlardan oluşuyor. Milli irade orada temsil ediliyor. Milli iradeyi fesih yetkisini bir kişiye verelim mi, vermeyelim mi? Deniyor ki ‘Kendisi de seçime gidecek’ Olabilir, ama sorun bir kişiye milli iradeyi feshedip etmeme yetkisini verelim mi, vermeyelim mi?

Cevap bırakın