Çok Kültürlü Televizyon

Çavuşoğlu’ndan ABD’ye: Terör örgütüne verilen destek bizi üzdü

7

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson yaptıkları görüşmeden sonra basının karşısına çıktı. Çavuşoğlu, Suriye’deki PYD varlığından Fethullah Gülen ve Adil Öksüz’e, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı’nın tutuklanmasına kadar bir çok konuyu gündeme getirdi. Çavuşoğlu, “İlişkilerimizi etkileyen bazı olaylar oldu. Geçmiş yönetimin PYD YPG ile işbirliği ve desteği. Bizi hedef alan bir terör örgütüne verilen destek hem bizi üzmüştür hem Türk halkının ABD’ye bakışını olumsuz olarak etkilemiştir” derken Rex Tillerson’un toplantıda suratının asıldığı görüldü.

Bugün Türkiye’ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Başbakan Binali Yıldırım ve ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştükten sonra Dışişleri Bakanlığı’na geldi. ABD’li mevkidaşını bakanlık girişinde karşılayan Çavuşoğlu ve Tillerson basın mensuplarına tokalaşarak poz verdi. Her iki bakanın görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Ortak basın açıklamasında Bakan Çavuşoğlu’ndan kritik konularda kritik mesajlar geldi

 Çavuşoğlu: “(Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın ABD’de tutuklanması) Bu sürecin tamamen, Zarrap dahil siyasi bir süreç olduğunu düşünüyoruz ve görüyoruz.”

Çavuşoğlu: “ABD yönetimi ve ilgili askerler dahil kurumlar ABD’de YPG ile PKK’nın bir farkının olmadığını kabul ediyor. PKK terör listesinde ama maalesef Suriye’de YPG ile işbirliği geçmiş dönemde gördük ve geçmiş yönetimin YPG’ye destek verdiğini de üzülerek gördük”

Çavuşoğlu: (FETÖ firarisi Adil Öksüz’ün ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu tarafından aranmasıyla ilgili) “ABD’nin bir açıklaması oldu. Biz tabi ki böyle bir açıklamaya inanmak isteriz ve bunun arkasında da bir şey aramak istemeyiz ama neticede bu konunun detaylarını da somut olarak görmek isteriz.”

İŞTE ORTAK BASIN AÇIKLAMASI:

Çavuşoğlu, özetle şunları söyledi: “Bir çok karşı karşıya kaldığımız sınamada önemli rolü vardır. Bizim sorumluluk alanımız, kendi coğrafyalarımız değil. Dünyadaki sorunlar ve fırsatlarla ilgilidir. Türkiye ve ABD arasındaki ilişki herkesten daha güçlü olmalıdır. İşbirliğimiz herkesten daha güçlü olmalı. İkili ilişkilerin yanında terörle mücadele, diğer karşı karşıya kaldığımız tehditler Suriye, Irak ve bölgemizdeki sorunları değerlendirme fırsatı bulduk. Yarın NATO toplantısında diğer müttefiklerimizle birlikte aynı konuları değerlendireceğiz. Halklarımızın karşı karşıya kaldığı sınamalarda daha etkin adım atma kararlılığımız var. Birlikte daha etkin adım atabilmeliyiz. İlişkilerimize yeni bir ivme kazandırmamız gerektiğini söyledi. İlişkilerimizi etkileyen bazı olaylar oldu. Geçmiş yönetimin PYD YPG ile işbirliği ve desteği.

Ankarada kritik görüşmeler... Açıklama geldiAnkara’da kritik görüşmeler… Açıklama geldi

‘TERÖR ÖRGÜTÜNE VERİLEN DESTEK BİZİ ÜZMÜŞTÜR’

Bizi hedef alan bir terör örgütüne verilen destek hem bizi üzmüştür hem Türk halkının ABD’ye bakışını olumsuz olarak etkilemiştir. Bir terör örgütüyle mücadele ederken başka bir terör örgütüyle işbirliği yapmanın doğru olmadığını söyleyegeldik. Bugün bu düşüncelerimi dostum Rex ile paylaştım. DEAŞ’a karşı birlikte mücadele edebiliriz. Geçen hafta DEAŞ’a karşı komisyonda ABD’de biraraya geldik. Biz bu kadar ülke bir örgütü yenemiyorsak zaten kendimizi sorgulamalıyız. Başka terör örgütlerine muhtaçsak bunu düşünmeliyiz… Biz bunu başarabiliriz. Türkiye’deki hain darbe gireşimi ve FETÖ’nün iadesi konularını konuştuk. Biz bugüne kadar elimizdeki tüm belgeleri iade talebimizi ilettik. Yeni elde edilen bilgileri de yeni Adalet Bakanı’na bizzat kendim ilettim.”

GEÇİCİ TUTUKLAMA İSTİYORUZ

En azından idari bazı tedbirler alınması, geçici tutuklama talebinin yerine gelmesini istiyoruz. Biz ABD ile ilişkileri yeniden düzeltmek için adımlar atmamız gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu Trump’a söylemişti. İlişkilerimizi ileri götürmek için umutluyuz. İşbirliğimizi güçlendirmeliyiz. Bugün AB’ye baktığımızda çok sorunları var kendi sorunlarıyla bile baş edemiyor. Tüm bunlar gösteriyor ki Türkiye ABD dostluğuna her zamandan daha fazla ihtiyacımız var.

TILLERSON’UN KONUŞMASI

Daha sonra ABD Dışişleri Bakanı Tillerson açıklamalarda bulundu. Tillerson şunları söyledi: “Hem dost hem müttefik olan Türkiye’yi ziyaret etmekten dolayı kendimi imtiyazlı hissediyorum. Biz bugün 3 ana hedef üzerinde konuştuk. Bunlardan biri DEAŞ’ı yenmek, bölgede istikrar ve ekonomik işbirlik. Türkiye ile askeri işbirliğe devam etmek. Yeni çıkabilecek terör tehditlerini önlemek. Türkiye yabancı savaşçıların akışını engelledi bu koalisyona olan katkılarını es geçemeyiz. Bu mücadelede hayatını kaybedenlerin yasını tutmaya devam ediyoruz. Bölgede Türkiye’nin tüm çalışmaları bizim için çok önemli oldu. Göçmenlerin her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için çaba sarf etti. 6 yıldır süren bu süreçte Türkiye’nin barışçıl çabalarını takdir ediyoruz. 2016’da olan ekonomik işbirliği rakamını arttırmak istiyoruz. Çalışmalarımızı derinleştirmek istiyoruz. Teknoloji inovasyon ve her türlü çabayı ileri götürmeye devam edeceğiz. ABD ve Türkiye pek çok ortak hedefe sahip. İran’ın zarar vermesini önlemek, Iraklıların demokrasiye geçebilmesi… Bu zorluklara birlikte göğüs germeyi iple çekiyoruz.”

SORU-YANIT BÖLÜMÜNDE YPG KRİZİ

Daha sonra iki bakan basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Tillerson, kendisine yöneltilen “ YPG’ye destek sürecek mi? Eğer böyle olacaksa Türkiye ile ilişkiler sağlıklı ilerleyecek mi?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin odak noktasıydu bu sorduğunuz. Uzun dönemli nasıl bir sonuç bulabiliriz Suriye’ye geri dönüş nasıl olacak… Birlikte çok adımlar atacağız. “

Bir basın mensubu “Türk hükümetini YPG ile beraber çalışma konusunda nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Çavuşoğlu’na soruyorum hükümetinize eleştiri gelmiş durumda bunlar görüşmeyi nasıl etkiledi?” sorusunu yöneltti. Bu soruya Tillerson “Daha önce bahsettim, çok güzel bir görüşme gerçekleştirdik, hem Cumhurbaşkanı düzeyinde hem şimdi… Bununla ilgili pek çok alternatif mevcut bundan sonra görüşmeler devam edecek” dedi.

ÇAVUŞOĞLU’NDAN SAVCI BAHARRA’YA GÖNDERME

Çavuşoğlu basın toplantısında Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklanmasına ilişkin şunları söyledi: “Halk bankası müdür yardımcısı ABD’de tutuklanmıştır. Dün itibariyle konsolosluk iletişimi sağlanmıştır. Bu işin geçmişine gitmek gerekiyor. Bu işi başlatan eski savcı Bahara. Zarrab dahil bu sürecin siyasi olduğunu düşünüyoruz. Bahara’ya baktığınız zaman sosyal medyada Türkiye aleyhinde konuşuyor. Olayın başladığı andan bu yana bu süreci ABD’li dostlarımızla paylaşıyoruz. Bu süreçte ailesinin kendisiyle görüşmesi istediği kitapların ulaştırılması konusunda hep yardımcı olduk olmaya devam edeceğiz. Savcılık iddianameyi bitirmek üzere biz de de kararı kendisiyle ilgili mahkeme verecek.”

TİLLERSON’A ADİL ÖKSÜZ’E TELEFON SORULDU

“Türkiye’de darbe girişiminin ardından Adil Öksüz’ün vizesinin iptal edildiğine dair söylentiler var…” sorusu üzerineTillerson “Burdaki konsolosluğun amacı herhangi vize statüsünde değişiklik olduğunda haber verilmesi normal prosedürdür” dedi. Çavuşoğlu ise şöyle konuştu .”Öksüz kaçtıktan sonra yetkililerimiz onu arıyor. Bir ulaşım oldu mu ABD’nin bir açıklaması oldu… Biz tabi ki böyle bir açıklamaya inanmak isteriz ve bunun arkasında da bir şey aramak istemeyiz ama neticede bu konunun detaylarını da somut olarak görmek isteriz.”

TEKRAR AYNI SORU

Daha sonraTillerson’a “ABD’nin PKK ve YPG arasında bir ayrım yapmadığını söyledi Sayın Bakan… Bu görüş ayrılığını nasıl aşmayı düşünüyorsunuz? Esad konusu çözülmeden Suriye’de çözüm düşünülemez demişti. Bu konuyu Rakka operasyonu etrafında nasıl çözeceksiniz?” sorusu yöneltildi.

Tillerson şöyle konuştu: “Dünya üzerinde terör nerede ortaya çıkıyorsa bu koalisyonla ortaya çıkacaktır. Koalisyon üyeleri bir araya gelip askeri faaliyetler konusunda tartışmalar yapıyor. Bugün de tartışmalar devam etti. Bunlar zor kararlar ve zor seçimler farkındayım ama bu çok açık ve faydalı tartışmalar olmaya devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakan dikkate alacaklarına eminim. ABD bu koalisyonun ortağı olmaya devam edecektir. Uzun vadeli duruma bakacak olursak Esad’ın gidip gitmemesine Suriye halkı karar verecek.”

Cevap bırakın