Çok Kültürlü Televizyon

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: ABD New York’ta yargı eliyle bir tiyatro oynuyor

42

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bozdağ’ın konuşmasının satırbaşları şöyle;

“CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, çamur siyaseti dediğimiz bir siyaset tarzını Türk siyasi hayatına maalesef istikrarlı bir şekilde yerleştirmeye çalışıyor. Daha önce de defalarca benzer iftiralarda bulundu. Pek çok şey atıyor, soru soruyor, ‘Siz şöyle yaptınız mı, yapmadınız mı? Yoksa belgeleri açıklayacağım.’ diyor. Açıkladığı bir belge yok.”

‘Elinde bomba patladı’

“Çıkıp ‘İşte benim elimdeki belgelerim bu ve bunu size dağıtıyorum.’ demesi gerekmez mi? İddiasını ispat etmesi gerekmez mi? Elinde bomba patladı, perişan oldu da ondan dağıtamadı.”

“Çuvalladı ve bomba elinde patladı. Sahtekarlığı, müftericiliği, yalancılığı, ahlaksızlığı deşifre olduğu için kağıt parçalarını medyaya dağıtmaktan çekiniyor.” 

“Bu kadar önemli görevlerde bulunan birisinin ‘Ben yanıltıldım’ demeye hakkı yoktur, çünkü gelen her konuyu tetkik etmek, ‘doğru mu, eğri mi’ diye incelemek, ondan sonra konuşmakla mükelleftir. Bu, gönüllü bir taşeronluk işbirliğidir.” 

‘Gözü kin ve nefretten hiçbir şeyi göremez hale gelmiş’

“Kim Türkiye’nin, Cumhurbaşkanının aleyhine bir iftira veriyorsa eline, adam ‘bu iftira mıdır, değil midir’ diye bakmıyor bile. Aldığı gibi bodoslama dalıyor. Nedir, ne değildir, ne getirir, ne götürür bakmıyor. Gözü kin ve nefretten hiçbir şeyi göremez hale gelmiş.” 

“İftiracılar münafık adamlardır, ikiyüzlü adamlardır, konuştuğu zaman yalan söylemek münafıklığın alametlerinden biridir. Türk siyasetinin baş münafıklarından bir tanesi Kılıçdaroğlu ve konuştuğunda yalan söylüyor. Bu münafıklık alametidir ve bu alameti de üzerinde maalesef taşıyor.”

‘Acaba Kılıçdaroğlu bu kağıt parçalarını partide kaç kişiye verdi?’

“Böyle bir şey yok. Niye yok? Yapmadık, dışarı para aktarmadık, para göndermedik, bir kuruş para göndermedik diyoruz.”

“Ben şimdi soruyorum Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibine, medyaya bu kağıt parçalarını niye vermiyorsunuz? Daha başka bir şey soracağım, acaba Kılıçdaroğlu bu kağıt parçalarını partide kaç kişiye verdi?”

Bazı uluslararası çevrelerin, ‘Türkiye DEAŞ terör örgütüne yardım ediyor’ iftirasını ortaya çıkardığını belirten Bozdağ, şöyle konuştu:

“Sonra FETÖ terör örgütü eliyle Türk yargısı üzerinden bu iftirayı, kurdukları kumpasla ispat etmeye kalktılar. Şimdi, ‘Terör örgütüne Türkiye yardım ediyor’ sözünü Türk siyasetinde en çok kullanan parti hangisi, CHP. Genel başkan hangisi, Kılıçdaroğlu. Böyle bir şey olmadığını kendi de bildiği halde bunu niye kullanıyor? ‘Türkiye devleti teröre yardım eden devletlerden biri olsun. Türkiye’yi yönetenler uluslararası ceza mahkemesinde yargılansın. Türkiye uluslararası toplumdan izole edilsin, Türkiye’ye yaptırım uygulansın’ diye. Bir insan kendi ülkesinin aleyhine uluslararası alanda sonuçlar çıksın diye bunu yapar mı?”

‘Bunların büyük karşılığını da halk sandıkta soracak’

“Bu konu artık CHP’nin yargıdan kaçırabileceği bir konu değil, ‘Onlar versin, götürsün’ falan değil. Sen ister ver ister verme, zaten tazminat davaları açıldı. Savcılıklara suç duyurusu yapıldı. Dolayısıyla bunların karşılığını yargıda verecektir ama bunların büyük karşılığını da halk sandıkta soracaktır.” 

‘Cumhurbaşkanımızın Türk halkı nezdindeki saygısını yok edemeyecekler’

“İftiralarla hedefe varamayacaklar. Cumhurbaşkanımızın Türk halkı nezdindeki saygısını ve sevgisini yok edemeyeceklerdir.”

“ABD New York’ta yargı eliyle bir tiyatro oynuyor, çok açık. O tiyatronun bir parçası da Cumhurbaşkanımız ve değerli ailesi üzerine karşı CHP eliyle Türkiye’de bir başka tiyatro oynanıyor, bu ikisini birbirinden ayrı düşünmemek lazım. Çünkü ikisinin hedefi de Türkiye, ikisinin hedefi de Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ve hükümetidir.”

‘Afrin de bizim ana gündemimiz’

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Afrin’de Türkiye’nin aleyhine gelişmelere izin vermeyeceğimizi bütün muhataplarımıza söyledik, hem ABD hem Rusya hem İran’la yaptığımız bütün görüşmelerde. Bu bölgelerde olup bitenler bizim ana gündemimizdir. Afrin de bizim ana gündemimizdir.” dedi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarına, Diyanet’te istihdam

Bozdağ, “Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunları bugüne kadar istihdam edilmiyordu. Bundan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki din hizmetleri görevlerinde de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunları, İlahiyat Fakültesi mezunları gibi istihdam edilecektir. Hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

‘Taşeron konusu çözülecek’

Taşeronlarla ilgili Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:

“İnşallah bundan sonra, taşeronla ilgili sorunları tamamen kökünden çözen bir yasal düzenlemeyi Parlamentoya sevk edeceğiz. Aralık ayının sonu, bütçeden sonra ve ocak ayının içerisinde büyük bir ihtimalle bu taşeron konusu Türkiye’de çözülmüş olacaktır.” 

Cevap bırakın