Çok Kültürlü Televizyon

Bakanlar Kurulu sonrası Bekir Bozdağ’dan flaş açıklamalar

26

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu sonrası önemli açıklamalar yaptı. Bozdağ açıklamasında yeni Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili iddiaların sorulması üzerine “çalışmalar değerlendirildi. Önümüzdeki günlerde 2 ayrı kararnameyi yayınlayacağız.” dedi.

Öte yandan ABD’de devam eden Rıza Sarraf davası hakkında da konuşan Bozdağ, “Rıza Sarraf’ı Türkiye’ye karşı iftiraya zorluyorlar. Bu dava Türkiye’ye dönük açık bir kumpastır.” ifadelerini kullandı.

Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı, saat 11.30’da toplandı. 2 saat 10 dakika süren toplantı sona erdi.

Toplantının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü BEKİR BOZDAĞ açıklama yapıyor.

Bozdağ’ın açıklamasından satır başları:

(NATO tatbikatındaki skandal) Bu NATO tarihinin en büyük skandallarından bir tanesidir. Açık bir had bilmezliktir, kabul edilemez bir durumdur. Türkiye gerekli onurlu duruşunu ortaya koymuştur ve askerlerini derhal tatbikattan geri çekmiştir. Bu saldırı sadece ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve son Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendiye dönük bir saldırı, saygısızlık değildir. 80 milyon Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne dönük açık bir saygısızlıktır. Haklarında idari tahkikat başlatmalarını, özür dilemelerini olumlu karşılıyoruz ama bu olayı şahıslarla kaim görmediğimizi ifade etmek isteriz. Bu sadece şahıslarla izah edilebilir bir durum gibi gözükmemektedir. Bir özensizlik sonucu yapılmış bir iş gibi görülmektedir. Sadece 2 kişi ile alakalı işlem yapılması bu olayın tamamen enine boyuna araştırıldığı, aydınlatıldığı anlamına gelmez. Üst amirler, komutanlar kimse onlarla ilgili de işlem yapılmasını, sorumlulukları olup olmadığının tespit edilmesini istiyoruz. Üstünün örtülmemesi gerektiğini de açıkça ifade ediyoruz.

NATO yetkilileri de Türkiye karşıtı olan çevrelerin NATO’yu etkilemesine ve NATO ile ilgili iş ve işlemlere sızmasına, faaliyetlerini olumsuz bir şekilde gölgelemesine izin vermemelidir. Türkiye’nin terör nitelikli gördüğü örgütlerle dayanışma içinde olanlarla istifade edilmeye çalışılması da asla kabul edilemez. Örgütlerle iltisak içinde olanlar bu tür uluslararası örgütlerde çalışanlarla etki kurarlarsa daha bunun gibi birçok olumsuzlukla karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye NATO’nun saygın bir üyesidir. Bundan sonra da katkılarını sunmaya devam edecektir ama Türk milletine, devletine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan saldırıyı, alçaklığı kabul etmesi mümkün değildir.

Ana muhalefet ve muhalefetin ortak tavır koymalarını da memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek isterim.

FAİZ AÇIKLAMASI

(Erdoğan’ın faiz açıklaması) AK Parti hükümetleri yüksek faiz ile yüksek enflasyon ile mücadelede başarılı olmuş hükümetlerdir. Şu anda ilk dönemdeki faizlerle mukayese edilemeyecek oranda faizler düşüktür, enflasyon düşüktür. Ancak bunun daha da düşmesi son derece önemlidir. Hükümetimiz bunun üzerinde ciddi çalışmalar yürütmektedir. Cumhurbaşkanımızın yaklaşımı sır değildir. Yüksek faizin olduğu yerde olumlu gelişmelerin olacağı da gerçektir. Faizlerin aşağı çekilmesi hususu, kendi içerisinde kuralları var. Kurallar çerçevesinde işleyecektir. Bugün bu konu konuşulmadı ama Cumhurbaşkanımızın şikayeti, aşağı çekilmesi konusunda iradesi yeni değildir. Rutinin dışında elbette Merkez Bankası ve diğer çalışma yapanların kendi ezberlerinden giderek adım atmaları hep olumlu sonuçlar doğurmuyor.

YENİ KHK ÇALIŞMASI

Yeni KHK ile ilgili çalışmalar değerlendirildi. Önümüzdeki günlerde yeni KHK çıkacaktır. Hem tedbir hem de düzenleme kararnamesi olmak üzere 2 kararname yayınlayacağız.

REZA ZARRAB DAVASI

Daha önce de bu konuyu değerlendirdik. Rıza Zarrab davası Türkiye’ye dönük açık bir kumpastır. Siyasi bir davadır, hukuki dayanaktan yoksundur. 17-25 Aralık sürecinde FETÖ’nün başaramadığı hukuk darbe teşebbüsünün ABD yargısı eli ile tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Hukuki değildir. Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir. Olmayan belgeler üzerinden ellerinde varmış gibi yargılama yapıyorlar. Türkiye ile İran arasındaki ekonomik ilişkilerin tamamı Türkiye’nin ulusal hukukuna uygun olduğu gibi bu konudaki uluslararası hukuka da uygundur.Türkiye bir hukuk devletidir, bütün ticari işlemleri bu çerçevede yürümektedir. Herhangi bir hukuka aykırılığın bulunması söz konusu değildir. Türkiye’nin ekonomik ilişkilerine zarar vermeyi amaçladığı da çok açıktır. Aynı şekilde yönetilmeye devam edecektir. Bundan kimsenin endişesi olmamalıdır. Bu dava siyasidir, hukuki dayanaktan yoksundur. Türkiye’ye karşı bir kumpas davasıdır. Davanın sanıkları üzerinde yargılamayı yapanlar baskı uygulamaktalar. Onlar rehin durumda adeta. Şu ifadeyi kabul ederseniz, şu kadar ceza ile kurtulursunuz. Türkiye’yi suçlayan, Türkiye’nin aleyhinde karar çıkmasına yardımcı olacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar. Türkiye aleyhinde yapılan bu kumpasta hukuka uygun bir delil yoktur ellerinde. Böyle bir şeyin aslı zaten yok. Bu davada kullandıkları veriler, sözde deliller, nasıl elde edildi? Nerede elde edildi, kimden nasıl elde ettiniz? Bunların aslı mı var, kopyası mı var? Bunların oluşturulması süreçlerinde katkınız var mı, yok mu? Varsa elinizde ne var? Türkiye’deki belgelerle ilgili FBI bunu neye göre teyit etti? Bir belge var da ona göre mi teyit etti? FBI ajanının yetidinin bir kıymeti var mı? Yok. Bu oluşturulmuş şeyleri oluşturanlardan mı aldı? Bunların hepsi ortaya çıkacaktır. Bu Türkiye’ye dönük yeni bir kumpastır

 

Cevap bırakın